KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/3073 E., 2025/7648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/22 E., 2023/46 K.
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar, Dairemizce bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, asli müdahil ...'nın davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil ... mirasçısı ..., davalılar Hazine vekili, ... vekili ve .... Büyükşehir Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro çalışması sırasında, Samsun ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 142 parsel sayılı taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle .....ve .... adlarına; 146, 1 50... parsel sayılı taşınmazlar aynı nedenle, ... .... adına; 1 34... parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, daha sonra 172 parsel sayılı taşınmaz 171 parsel sayılı taşınmazla tevhit edilerek 331 parsel numarasını, 150 parsel sayılı taşınmaz ise ifraz edilerek 3 04... parsel numaralarını almıştır.
Kadastro tespitinden önce davacı ... ... tarafından, Asliye Hukuk Mahkemesinde Hazine ve ....
Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan ve ...'nın da miras yoluyla gelen hakka dayanarak katıldığı tescil davasının yargılaması sırasında, sözü edilen taşınmazların dava kapsamında kalan taşınmazlar olduğu ve haklarında kadastro tutanağı düzenlendiği belirtilerek görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve ... , ... ve ... ... tarafından 142 parsel sayılı taşınmaz hakkında 1970/236 Esas sayılı dosya ve 146 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan 1970/235 Esas sayılı dosyalar ile birleştirilerek yapılan yargılama sonunda Çarşamba Kadastro Mahkemesince verilen 1988/341 Esas ve 2012/39 Karar sayılı kararı,
"müdahil ...’nın yargılama sırasında öldüğü, ancak mirasçılarının davaya dahil edilmediği açıklanarak, taraf teşkili sağlanmaksızın esas hakkında hüküm kurulmasının isabetsizliğine" değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 23.02.2016 tarihli ve 2014/95 Esas, 2016/8 Karar sayılı kararı ile müdahil ... mirasçılarının davasının reddine, davacıların davasının kısmen kabulüne karar verilmiş;
hüküm, davalı Hazine vekili ve asli müdahil ... mirasçıları ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.12.2021 tarihli ve 2021/11389 Esas, 2021/13160 Karar sayılı ilamıyla "dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanakları olan belgeler ile dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlere ait en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı getirtilerek dosya ikmal edilmeli tarafsız yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu,
jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak müdahil ...’nın iddiaları doğrultusunda da araştırma ve inceleme yapılmalı, ayrıca taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taşınmazların imar-ihyaya konu edilecek taşınmazlardan olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği,
imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı;
ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazların toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünün cinsini, taşınmazların imar-ihya edilip edilmediğini, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını içeren, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı;
jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiden, hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazlarda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlenmesi istenilmeli; fen bilirkişine ise, keşfi takibe elverişli krokili rapor düzenlettirilmeli;
dinlenen tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli ve sınucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davalı-Karşı davacı ...'nın davası yönünden; yapılan keşifte dinelenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları uyarınca taşınmazların ...'ya ait olduğunu, geçmişte bizzat kendilerinin de ...'ya taşınmazları sürmesi için yardım ettiklerini, müdahil ...'yi ve büyüklerini taşınmazları kullandığını hiç görmediklerini beyan etmiş olmaları, davacıların dayandıkları 23.10.1961 tarihli ve 32 numaralı tapu kaydı ve geldisi olan tapu kayıtları dosya arsına alınarak yapılan uygulamada hudut itibariyle taşınmazları kapsamadığının,
davalı-karşı davacı ...'nın dayandığı 09.07.1947 tarihli senette yazılı taşınmazların hudut itibariyle dava konusu taşınmazlar ile bazı diğer taşınmazları kapsadığı anlaşılması ile mahalli bilirkişilerin beyanları ve davacı ...'nın dayandığı vergi kayıtlarının mevki olarak taşınmazlara uyduğu, taşınmazların evvelinde ... ailesine ait olduğu, imar ihya edildiğinin bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu gerekçesiyle davalarının kabulüne birleşen dosya davacıları ..., ... ve ... ... mirasçıları ve müdahil ...'nın davaları yönünden ise;
birleşen dosya davacılarının dayandığı tapu kaydının taşınmazlara uymadığı ve dava konusu taşınmazları hiç bir dönem kullanmadıkları, müdahil ...'nın iddia ettiği gibi taşınmazların evvelinde kök muristen kalıp kalmadığının dosya kapsamında tespit edilemediği gerekçesiyle davalarının reddine karar verilmiş, hüküm, asli müdahil ... mirasçısı ..., davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... mirasçısı ..., davalılar Hazine vekili,
... vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde sürdükleri ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3073, K. 2025/7648, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama