KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/3094 E., 2025/4998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/678 E., 2023/1059 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/241 E., 2019/600 K.
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen vakıf yöneticilerinin görevden alınması ve alacak davası sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde; davalıların yöneticisi oldukları "...
Vakfı"nın FETÖ/PYD terör örgütü ile irtibat ve iltisakından dolayı 23.07.2017 tarih 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 Sayılı KHK gereği kapatıldığı, 5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 10. maddesi gereği vakıf yöneticilerinin vakfın amacına ve yürürlükteki mevzuata uymak zorunda oldukları,, vakfın amacı doğrultusunda faaliyette bulunmayan vakfın mallarını ve gelirlerini vakfın amaçlarına uygun kullanmayan, ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zarara uğratan ve vakfın kapatılmasına sebebiyet veren davalı vakıf yöneticilerinin görevlerinden azline, ...
Yapı Denetim Ltd. Şti. ile yapılan sözleşme gereği faturasız ödenen 22.574,29 TL bedelin faturasının ibraz edilmesi halinde anılan bedelin yöneticilerden tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; ... Vakfı TMK hükümlerine göre ... 62.Noterliği'nden düzenlenen 05.09.2008 tarih ve 652 yevmiye numaralı senedine izafeten ...
11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.04.2009 tarih 2008/63 Esas 2009/158 Karar sayılı kararı ile kurulduğu, 23.07.2017 tarih 29779 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 667 Sayılı KHK ile FETÖ/PYD terör örgütü ile irtibat ve iltisakı gerekçe gösterilerek kapatıldığı, dava konusu ödemenin yapıldığı tarihte ..., ..., ...'nın göreve gelmiş olduğu, diğer davalıların görevde bulunmadığı, davalı ...'un 13.03.2018 tarihinde vefat ettiği, ... Yapı Denetim Ltd.
Şti. tarafından düzenlenen fatura bedeli 22.574,29 TL ödemeden vakıf yöneticilerinin sorumlu olduğu gerekçesi ile "1-Davalılar ... ve ... yönünden tazminat talebinin KABULÜ İLE, 22.574,29 TL 'nin 02/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden tazminat talebinin REDDİNE,
2-Davalılar ... ve ...'nın 5737 Sayılı Vakıflar Kanunun 10/C-D maddelerini ihlal ettiklerinin tespitine, diğer davalılar yönünden talebin reddine, 3-5737 sayılı kanunun 10.maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri olan davalılar ... ve ...'nın 5 yıl süreyle hiçbir vakfın yönetim ve denetim kurulunda görev alamayacaklarına ve meclis üyesi olamayacaklarına, 4-Yönetim kurulu üyesi olan davalıların dava açılmadan önce görevden alınmaları, seçilememeleri, istifaları ve ayrıca davacı vakfın 23/07/2016 tarihli 667 Sayılı KHK kapsamında kapatılan vakıflardan olması nedeniyle konusuz kalan görevden alınan talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, " karar verilmiştir.
Davacı ... vekili ile davalılardan ... vekili vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, Vakıflar Kanunu'nun 10.maddesi hükmüne aykırı davranarak Vakfı zarara uğratan, özellikle yöneticisi oldukları Vakfı 667 Sayılı KHK ile kapatılmasına sebep olan davalı yöneticilerin Vakfın kapatılması sebebiyle yöneticilik görevlerinin sona erdiği, ayrıca bu konuda karar verilemeyeceğine, ancak Vakfın faaliyetlerinin devam ettiği dönemlerde, ...
Yapı Denetim şirketi ile yapılan sözleşme uyarınca bir kısım ödemelerin faturasız yapıldığı, ibraz edilmeyen fatura bedeli 22.574,29 TL ödemenin yapılarak Vakfın zarara uğratıldığı, ödemelerin yapıldığı dönemde, Vakıf Yöneticileri ..., ... ile ...'in olduğu,
adı geçenlerin 20.06.2015 tarihinde yönetici seçildikleri belirtilen usulsüz işlem sebebiyle sorumlulukları bulunduğu ve zararın tazmini ile yükümlü tutulmaları gerektiği, ödemelerin yapıldığı dönemde diğer davalıların yönetici olmadıklarından tazminat yönünden sorumluluklarının olmayacağı anlaşıldığına göre, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davacı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz edilmiş, temyiz dilekçelerinde; istinaf dilekçelerinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir.
Dava, Vakıf yöneticilerinin 5737 sayılı Vakıflar Kanunu 10. maddesi kapsamında görevden alınmaları ve vakıf zararının tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ile davalılardan ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3094, K. 2025/4998, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama