KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/3669 E., 2024/7887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Kapatılan
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Ümraniye 1.Asliye Hukuk Mahkemesi)
SAYISI
2008/454 E., 2011/292 K.
KARAR
Davanın reddine
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili Ümraniye ilçesi Alemdar (Alemdağ) Mahallesi 271 ada 40 parselde kain 2.400 metrekare mesahalı taşınmazda, müvekkilinin otuz yılı aşkın süreden beri imar ihya suretiyle zilyet olduğunu, müvekkilinin, 1998 yılında taşınmazın 650 m2'lik zeminine inşaat yaparak halen burada ikamet ettiğini belirterek, çekişmeli yerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine cevabında; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Bilirkişilerin harita ve raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin öncesinin orman olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı, orman sınırları dışına çıkarılan bir yerin ... adına tapuya tescil edilmesinin kanun gereği olduğu, öncesi orman olan yerlerin özel mülkiye konu edilmesi, alınıp satılması, zilyetlikle iktisap edilmesinin mümkün olmadığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1943 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidi, 1972 yılında yapılan arazi kadastrosu, 1980 yılında ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci madde uygulaması, 1997 yılında ise 2924 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışması vardır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, davacının dayandığı tapu kaydının maliki ya da mirasçısı olmadığının anlaşılmasına, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3669, K. 2024/7887, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama