KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/3961 E., 2025/5182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/447 E., 2024/783 K.
- İlk derece mahkemesi
- Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/220 E., 2024/51 K.
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi ... köyü 975 parselle ilgili orman kadastrosunun 10.10.2008 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazın dilekçe ekinde koordinatları belirtilen bir kısmının kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığını belirterek, orman olan kısmın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline ve müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2015 tarihli ve 2012/691 Esas, 2015/451 Karar sayılı kararıyla, "görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olup, görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Samsun Kadastro Mahkemesinin 23.06.2017 tarihli ve 2017/18 Esas, 2017/53 Karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine, davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusu neticesinde Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2017 tarihli ve 2017/748 Esas ve 2017/718 Karar sayılı kararıyla, davacı ... İdaresi vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrası İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da belirlendiği üzere dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, bu hali ile eldeki davanın ispatlanamadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı ...
İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... çekişmeli 975 parsel (yeni 116 ada 2 parsel) sayılı taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdidi dışında olduğu, bu haliyle taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşıldığı, davanın reddine karar verilmesinde bir usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davacı ...
İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu edilen taşınmazın orman vasfında olduğunu, davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın eğiminin fazla olduğunu ve ormanla bütünlük arz ettiğini, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsü yok edilse dahi orman vasfını yitirmeyeceği, Yargıtay kararlarına göre eğimi fazla olan yerlerin orman niteliğinin korunması gerektiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, eksik, yetersiz bilirkişi raporuna göre verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3961, K. 2025/5182, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama