KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/4803 E., 2025/6060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/433 E., 2014/438 K.
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava konusu taşınmazın bulunduğu, ... ili ... ilçesi ... köyünde 1979 tarihinde 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre yapılan çalışmada dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmaz tarla vasfıyla vergi kaydı nedeniyle dayalı olarak davalı ... adına 12.03.1979 tarihinde tespit edildiği ve kesinleştiği, 2002 yılında yapılarak kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan ve kesinleşen orman kadastro ve 2/B çalışmasının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, ... ili ... ilçesi ... köyünde 2002 yılında 81 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından orman sınır tespiti çalışmasının yapıldığını, bu çalışma sonucu belirlenen sınırların ilgili kanun gereğince ilan edilerek kesinleştiğini, 1 01... parselde davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazın bir kısmının orman alanı içerisinde kaldığını açıklayarak, 1 01... parsel numarasıyla ve 9.325 m² yüzölçümlü olarak davalılar adına kayıtlı bulunan taşınmazın 357,84 m²lik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "eski ve yeni tarihli hava fotoğrafı, amenajman planı, memleket haritası ve meşcere haritası getirtilerek mahallinde keşif yapıldığı, taşınmazın tamamında fiğ ekili olduğu, uzun yıllardır tarımsal faaliyet yapıldığı, yörede 2008 yılında orman kadastro çalışması ve sınırlandırması ile 2014 yılında 2/B çalışmasının yapıldığı, aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın hem 2008 orman kadastro çalışmasında, hem de 2014 yılında yapılan 2/B çalışmasında orman sınırı dışında kaldığı,
eski tarihli memleket haritasında dava konusu edilen alanın bir kısmının yeşil renkli, bir kısmının açık renkli alanda yakın tarihli haritalarda taşınmazın tamamının beyaz renkli alanda kaldığı, orman amenajman planında ... rumuzu ile gösterilen alanda kaldığı, 1951 tarihli hava fotoğrafında üzerinde orman bitki örtüsü bulunmayan açıklık alanda kaldığı, taşınmazın üzerinde uzun yıllar tarımsal faaliyet yapıldığı, orman içi açıklıklardan olmadığı, çevresinde bulunan diğer tarım arazilerinin devamı niteliğinde olduğu, orman bütünlüğünü bozmadığı, keşif sırasında uygulanan tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu,
dava konusu taşınmazın dava edilen kısmının 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilerek" davanın reddine karar verilmiş, karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... İdaresi temyiz dilekçesinde; davacı Kurumun harçtan muaf olduğunu, kurumdan alınan harcın iadesine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın tamamının orman vasfında olduğunu, çevresindeki orman alanları ile bütünlük oluşturduğunu, dava konusu 1 01... parselin 2008 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile orman sınırları dışına çıkarıldığını, ancak komşu orman parsellerinden ayrı olamayacağı iddiasıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, hüküm kısmının (2) numaralı bendinde "peşin alınan harcın karar harcına mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmiş olup, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca harçtan muaf olan Orman İdaresinden harç tahsiline karar verilmesi doğru olmadığından İlk Derece Mahkemesince; "davacı ... İdaresi harçtan muaf olduğundan peşin alınan harcın iadesine" karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4803, K. 2025/6060, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama