KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/524 E., 2025/7596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1131 E., 2023/1461 K.
- İlk derece mahkemesi
- Demirköy Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/204 E., 2019/75 K.
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili ve asli müdahil ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve asli müdahil ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kırklareli ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 1 03... parsel sayılı 4.675,64 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 2003 yılında 19.10.1933 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle paylı olarak ...,...,.......... ... ve ... adlarına tarla vasfıyla tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kadastro tespitine esas alınan tapu kaydındaki miktar ile davalılar adına tespit edilen miktarın farklı olduğunu, taşınmazın sınırlarının çatak ve ... ile çevrili olması nedeniyle miktar fazlasının ... adına tescil edilmesi gerektiğini, miktar fazlasında davalıların zilyetliklerinin de bulunmadığını açıklayarak, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miktar fazlasının ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; asli müdahil ... İdaresi vekili ise, dava konusu taşınmazın ... ile sınır olması nedeniyle tapu kayıt miktar fazlasının ormandan açıldığının kabulü ile bu miktarın ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “dava konusu taşınmazın tamamının ... alanı dışında kaldığı, ... bütünlüğünü bozmadığı, tespitin yapıldığı 2003 yılına kadar 20 yıllık sürenin geçmiş olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14... . maddesindeki şartların davalılar yararına gerçekleştiği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili ve asli müdahil ...
İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; “dava konusu taşınmazın tarla olarak kullanıldığı, 1968, 19 73... yıllarına ait hava fotoğrafında yine tarla niteliğinde bulunduğu, komşu 1 03... ve 43 parsele uygulanan tapu kayıtlarının dava konusu parselin bulunduğu yönün ilk malikleri olan.... olarak okuduğu, dava konusu taşınmazın 1966 yılında kesinleşen ... kadastrosunda ... sınırı dışında bırakıldığı, eski tarihli resmi belgelerde de ... sayılmayan yerlerden olduğu, taşınmazın incelenen resmî belgelere göre öncesi itibarıyla hiçbir zaman ... olmadığının belirlendiği,
1966 yılında ... kadastrosunun kesinleşmesiyle ... sınırının sabit hale geldiği ve üzerinden 20 yıl yıldan fazla zaman geçtiği, dolayısıyla artık kayıt miktar fazlasının ormandan kazanıldığından sözedilemeyeceği, davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu” gerekçesiyle istinaf başvuruları esastan reddedilmiş; hüküm davacı ... vekili ve asli müdahil ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve asli müdahil ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/524, K. 2025/7596, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama