İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6082 K.2025/2583

Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince yapılan…

Esas2024/6082Karar2025/2583Tarih26 Mart 2025Okuma6 dk · 1.236 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/6082 E., 2025/2583 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mart 2025
Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1428 E., 2024/1210 K.
Karar
İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk derece mahkemesi
Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/505 E., 2022/29 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.236 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil ve terditli olarak açılan tazminat davasından dolayı yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince, tapu iptal ve tescil davasının reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kullanım kadastrosu sonucunda, Sakarya ili ... ilçesi ... mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 71 parsel sayılı ve 2.817,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan çalışma sonucunda 500 ada 8 parsel ve 2.921,78 metrekare yüzölçümüyle, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... ve ... kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 17.11.2016 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereğince yapılan satış işlemi ile eşit paylarla ... ve ... adlarına kayden intikal etmiştir.

Davacılar vekili ve birleşen dosya davacıları vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı 31.01.2011 tarihinde zilyetliği devir sözleşmesi ile satın aldıklarını ve bedelini ödediklerini, ancak tapu kaydının adlarına devredilmediğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacıların payları oranında adlarına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde dava konusu taşınmazın güncel değerinin belirlenerek dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesini dava etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2019 tarihli ve 2018/184 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararıyla, tapu iptal ve tescil davasının reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Bu kararın davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/457 Esas, 2021/372 Karar sayılı kararıyla; "davaya konu 31/01/2011 tarihli sözleşme.

TKM. md 634 (TMK. md 706), BK. md 213 (TBK. md 237), Tapu Kanunu md 26 ve Noterlik Kanunu md 60 uyarınca resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, o nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmayacağı, bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilecekleri açıklanarak; somut olayda; davalılar, davaya konu satım sözleşmesinde ödendiği belirtilen 40.000.00 TL'yi aldıklarını kabul ettiklerini, hal böyle olunca, mahkemece;

davaya konu 31.01.2011 tarihli sözleşmenin, dava konusu yerin Maliye Hazinesi tarafından davalılara satılıp davalılar adına tapuya tescil edildiği 17.11.2016 tarihinde ifasının imkansız hale geldiği gözetilerek, davacılar tarafından 31.01.2011 tarihinde ödenilen 40.000.000 TL'nın, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ifanın imkansız hale geldiği tarihte ulaşacağı alım gücünün, çeşitli ekonomik etkenlerin (enflasyon, ÜFE, TÜFE, faiz, altın ve döviz kurlarındaki artışlar,

memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs.) ortalamaları alınmak suretiyle belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılması ve ondan sonra ortaya çıkacak sonuca göre terditli olarak ileri sürülen bedel talebi ve davalıların sorumluluk ve yükümlülükleri hakkında değerlendirme yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın çözümüne esas teşkil edecek tüm deliller toplanıp değerlendirilmeden, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup,

davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığı" gerekçesiyle, davacılar ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması suretiyle dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "tapu kayıtlarının incelenmesinde, adlarına kullanım şerhi verilen davalılar tarafından dava konusu taşınmazın Doğrudan Satış Hak Sahipliği belgesine dayanılarak tapuya tescil edildiği, davacıların kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazine’den satın alma nedeniyle kayden malik olan davalılara karşı tapu iptal ve tescil davası açmasının mümkün olmadığı,

yeni malike karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği gibi 6292 Sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptal ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağı bulunmaması nedeniyle tapu iptal tescil talebinin reddine, tazminat talebi yönünden ise; her ne kadar taraflar arasında 31.01.2011 tarihli devir senedi düzenlenmiş ise de; davaya konu 31.01.2011 tarihli sözleşme.

TMK md 634 ( TMK md 706 ), BK md 213 (TBK md 237), Tapu Kanunu md 26 ve Noterlik Kanunu md 60 uyarınca resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, bu nedenle taraflara hak ve borç doğurmadığı, ancak davalıların, davaya konu satım sözleşmesinde ödendiği belirtilen 40.000,00 TL'yi aldıklarını kabul ettikleri dikkate alındığında, davacının verdiği 40.000,00 TL'yi haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebileceğinden Mahkemece alınan 01.12.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının tazminat talebinin kabulüne, asıl dava yönünden davanın kabulü ile, davacıların terditli tazminat talebinin kabulüne.

35.973,88 TL tazminatın dava tarihi olan 24.10.2018 tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken (1/4) alınarak 17.896,94 TL’sinin dava tarihi olan 24.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ...'e (1/4) pay olan 17.896,94 TL’sinin dava tarihi olan 24.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ...'ye ödenmesine, terditli tapu iptal tescil talebinin reddine, birleşen dosya yönünden davanın kabulü ile, davacıların terditli tazminat talebinin kabulüne.

35.973,88 TL tazminatın birleşen dava tarihi olan 19.02.2019 tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken (1/4) alınarak 17.896,94 TL’sinin dava tarihi olan 19.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ...'a, (1/4) pay olan 17.896,94 TL’sinin birleşen dava tarihi olan 19.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ...'ya ödenmesine, terditli tapu iptal tescil talebinin reddine" karar verilmiş;

hükmün, davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacılar vekili ve davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ancak; 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesi gereğince mahkemeler, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Ancak, bu husus gözardı edilerek karar verilmiştir.

Şöyle ki; asıl dava dosyası davacıları ... ve ..., birleşen dosya davacıları ise ... ve ...’dır. Hüküm fıkrasında, asıl dava ve birleşen dava davacıları yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmuş olmasına rağmen, hükümde pay oranları doğru biçimde 1/2 olarak yazılması gerekirken hatalı şekilde 1/4 oranında belirtilmiştir. Bu durum, hükmün isabetsizliğine ve bozulmasını gerektirmekte ise de; söz konusu maddi hata, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davacılar vekili ve davalılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1-a bendinin 2. ve 4. satırındaki ile 2-a bendinin 2. ve 4. satırındaki "1/4" ifadelerinin ayrı ayrı hüküm yerinden çıkartılarak yerlerine ayrı ayrı "1/2" ifadesinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,

26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6082, K. 2025/2583, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6082
Karar No
2025/2583
Tarih
26 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/6083 K.2025/3058
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/6089 K.2025/2637
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/6090 K.2025/2638
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/6093 K.2025/2801
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6094 K.2025/1901
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6097 K.2025/1811

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.