KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/6326 E., 2025/6330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2002 E., 2024/1313 K.
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/170 E., 2022/121 K.
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesince yapılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine dair ek karar verilmiştir. Davacı tarafından ek kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Taraflar arasında görülen 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesince yapılan kadastro tespitine itiraz davasının gerekçeli kararının, davacıya 24.08.2022 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, davacının kararı13.09.2022 tarihinde istinaf ettiği, İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunun süresinde olmadığı belirtilerek istinaf talebinin reddine yönelik ek karar verildiği, davacı tarafından 26.10.2022 tarihinde ek kararın istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin süresinde olmadığı belirtilerek,
istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Davacı, şehir dışında olması nedeniyle süreyi kaçırdığını, masrafları ödeyip istinaf talebinde bulunduğunu belirterek, taşınmazın evveliyatından itibaren tarım arazisi olduğunu, ormanla ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, kararı temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6326, K. 2025/6330, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama