Davaya konu Tercan ilçesi ... köyünde kain 300 parsel sayılı 19.550,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 299 parsel sayılı taşınmazın miktar fazlası olarak; 302 parsel sayılı 22.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 301 parsel sayılı taşınmazın miktar fazlası olarak tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar yönünden tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu taşınmazların adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında bilahare müdahil ..., tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescilini talep etmiştir.
Tercan Kadastro Mahkemesinin 15.01.2016 tarihli ve 1995/76 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararıyla; davacı ... mirasçılarının davalarının reddine, müdahil ...’un davasının kabulü ile davaya konu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı davacı ... ve davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 28.06.2022 tarihli ve 2022/2499 Esas, 2022/6216 Karar sayılı ilamıyla; ".... Mahkemece, dayanak tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsamadığı gibi, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar ve müdahil davacıların zilyetliklerinin bulunmadığı ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin terk edildiği dikkate alınarak, müdahil davacı ...’un davasının da reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru ...." görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'un temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.