İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/9 K.2024/6178

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından duruşmasız, davacılar vekili tarafından ise…

Esas2024/9Karar2024/6178Tarih22 Ekim 2024Okuma8 dk · 1.516 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/9 E., 2024/6178 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ekim 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/44 E., 2022/355 K.
Karar
Davanın kısmen kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.516 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından duruşmasız, davacılar vekili tarafından ise duruşma istemli olarak temyiz edilmekle;

kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibariyle 22.10.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde temyiz eden Hazine vekili Avukat ...’nin katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar ... ve arkadaşları, dava dilekçelerinde hudutlarını bildirdiği ... Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, 1957 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında fundalık olarak tespit harici bırakıldığını, eklemeli kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına gerçekleştiğini açıklayarak davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişiler ... ve ...'in 18.07.2011 tarihli rapor ve ek rapor eki krokide (B) işaretli 25491,28 metrekare, (C) işaretli 23469,92 metrekare, (A) işaretli alan içerisinde (E) ile gösterilen 4084,95 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 1/6' şar pay oranı ile ... ve ... oğlu davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... adına tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair verilen kararın davacılar tarafından vekalet ücretine; davalılar Orman Yönetimi, Hazine, ... ve ...

Belediye Başkanlıkları vekilleri tarafından esasa yönelik olarak temyiz edilmesine üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesi’nin 25.11.2020 tarihli, 2020/8334 Esas ve 2020/5654 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı, orman vasfında değil ise davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındaki araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) ve (B) ile gösterilen kısımları ile,

(C) ile gösterilen kısmının 6.487,23 m2 sinin orman vasfında olmadığı, 1964 yılından itibaren imar ihya edildiği ve imar ihyanın 1980 yılında tamamlandığı, davacılar yararına imar / ihya ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, bilirkişi raporunda (A) ve (B) ile gösterilen kısımlar ile, (C) ile gösterilen kısmın 6.487,23 m2 sinin davacılar adına tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalılardan Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.

Her ne kadar Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle karar verilmiş ise de, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.

Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında, dava konusu taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığının netleştirilmediği, öncesi itibariyle imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı ve taşınmaz üzerinde iktisaba elverişli zilyetlik koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının da tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmediği,

uzman orman bilirkişi tarafından orman tahdit haritasına dayalı yapılan uygulamada çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Kanuna göre 1966 yılında yapılıp 1967 yılında ilan edilen orman tahdit sınırları dışında kaldığı belirlenmiş ise de belirtilen tarihte orman kadastrosu seri bazda yapıldığı için taşınmazın orman niteliğinin eski tarihli hava fotoğrafları ile memleket haritaları ve amenajman planının yöntemine uygun şekilde uygulanmasıyla belirleneceği, taşınmaz bölümlerinin öncesinin orman niteliğinde olmadığı belirlenirse, zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığının,

iktisaba elverişli zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığının tespitinin gerekeceği açıklanarak, bozma ilamında ayrıntısı belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılması gereğine değinilmiştir.

Yargılama sırasında yörede 3402 sayılı Kanunun 22/a maddesine göre uygulama kadastrosu yapılmış, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında, 22-a çalışması nedeniyle dava konusu taşınmazlara komşu parsellerin konumlarında değişiklikler olduğu, bunun sonucu olarak dava konusu taşınmazların konumunda da değişiklikler olduğu belirtilmesine rağmen, 22-a çalışmaları da dikkate alınarak, çalışma öncesi ve sonrası durumu çakıştırma yapılmak suretiyle denetime elverişli olacak şekilde halihazırda davaya konu alanların neresi olduğu netleştirilmemiş, ilk hüküm ile tesis edilen müktesep haklara aykırılık oluşup oluşmadığı hususları değerlendirilmemiştir.

Ayrıca, bozma ilamında, yörede orman kadastrosu seri bazda yapıldığı için taşınmazın orman niteliğinin eski tarihli hava fotoğrafları ile memleket haritaları ve amenajman planının yöntemine uygun şekilde uygulanmasıyla belirlenmesi gereğine değinildiği halde, bilirkişi raporlarında, stereoskopik inceleme yapılmadan, hava fotoğrafları değerlendirmeleri açık/kapalı şeklinde, memleket haritaları değerlendirmeleri ise sarı/yeşil şeklinde yapılmış, hava fotoğraflarında orman örtüsü /ağacı olup olmadığı var ise türü, oranı ve yaşı konusunda,

memleket haritalarında ise rumuz bulunup bulunmadığı var ise ne olduğu konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, aynı şekilde, imar / ihyanın ne zaman başlayıp ne zaman tamamlandığı, ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihler arasında sürdürüldüğünün tespiti açısından, hava fotoğrafları üzerinde stereoskop ile inceleme yapılarak o tarihlerde taşınmazın ne vasıfta göründüğü,

üzerinde ağaç bulunup bulunmadığı var ise yaşı, türü, adedi, taşınmazlarda kullanım sınırı ve tarımsal faaliyet bulunup bulunmadığı hususları değerlendirilmemiş, taşınmazların ortalama eğiminin %12 olduğu genel olarak bildirilmesine rağmen taşınmazların geniş alanlı olduğu gözönünde bulundurularak, eğimin hangi alanda ne miktarda olduğu ve taşınmazların bu bölümlerinin toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı hususlarına ayrıntılı olarak yer verilmemiştir.

Hal böyle olunca; mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için, 3402 sayılı Kanunun 22/A maddesine göre yapılan uygulama kadastrosuna ilişkin pafta, yörede yapılan orman kadastrosu, varsa aplikasyon, 2 nci madde ve 2/B madde uygulamalarına ait ve çekişmeli taşınmazlara ilişkin olan tüm işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma, sonuçların askı ilan tutanakları orman idaresinden, çekişmeli taşınmazları gösteren en eski tarihten itibaren 1986 ve 1990’lı yıllara kadar olan hava fotoğraflarının tamamı ve ortofoto haritalarının Harita Genel Müdürlüğünden,

bu fotoğrafların kendilerinden üretildiği memleket haritaları Orman İdaresinden getirtildikten sonra daha önceki keşifte görev almamış, halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerde görev yapmayan bu konularda uzman üç orman bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle, davacıların da hazır bulundurulacağı yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, öncelikle, yörede yapılan 22-a uygulama kadastrosu da dikkate alınarak, dava konusu yerlerin neresi olduğu,

yüzölçümleri ve konumları duraksamasız olarak belirlenmeli ve belirlenecek dava konusu taşınmazlara göre taraf teşkili hususu düşünülmeli, akabinde orman kadastro haritası ile kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip, çakıştırılarak,

çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası ve orman kadastrosu ile irtibatlı kroki üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli, taşınmazların 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen hava fotoğrafları, ortofoto haritaları ve memleket haritaları, jeodezi, harita ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritalarının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritaları ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli raporlarla belirlenmeli, öncesi ve eylemli durumu itibarıyla orman olmadığı belirlenen bölümlerle ilgili olarak;

çekişmeli taşınmazların iktisap edilebilmesi için emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunlu olduğundan dava tarihi olan 2006 yılından geriye doğru çekilmiş bütün stereoskopik hava fotoğrafları uzman orman, jeodezi ve fotogrametri ve harita mühendisi bilirkişilerce stereoskopla incelenmeli, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliği, eğim durumu, imar ve ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı belirlenmeli,

taşınmazların kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla sözü edilen hava fotoğraflarına aktarılmalı, komşu parsellere uygulanmış kayıtlar var ise bu kayıtların dava konusu taşınmazlar yönünü ne şekilde okuduğu değerlendirilmeli, ziraat bilirkişiden taşınmazın türü, zilyetlik bulunup bulunmadığı, varsa zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü belirtir fotoğraflarla desteklenmiş, varsa üzerindeki ağaçların yaş ve cinsini de gösteren, önceki ziraat bilirkişisi saptamalarını da değerlendirir, bilimsel rapor alınmalı, süre yönünden zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı,

40 ve 100 dönüm norm kısıtının aşılıp aşılmadığı değerlendirilmeli, tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Kabule göre de, dava konusu alanlardan (C) ile gösterilen bölümün 6.487,23 m2’lik kısmının kabulüne karar verilmesine rağmen, hükme esas alınan raporda (C) bölümünün tamamının gösterilmesi, kabulüne karar verilen 6.487,23 m2 lik kısım raporda gösterilmediği gibi bu kısma ilişkin infaza yönelik koordinatlı ve krokili rapor alınmaksızın hüküm kurulması da doğru olmamıştır.

Bozma nedenine göre, davacılar vekili ile davalılardan Hazine ve Orman İdaresi vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; tarafların temyiz itirazlarının kabulüyle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

22.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/9, K. 2024/6178, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9
Karar No
2024/6178
Tarih
22 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/11 K.2024/7461
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/12 K.2024/24479
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2024/13 K.2024/33
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/14 K.2024/7462
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/21 K.2024/6884
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/23 K.2024/11929

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.