KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/940 E., 2025/3145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/760 E., 2021/1058 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/58 E., 2019/3 K.
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 17.02.2015 tarihinde kesinleşen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışması yapıldığı ve 141 ada 1 parsel sayılı ve 9.919,73 m² yüzölçümündeki taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 141 ada 1 parsel no.lu ve 9.919,73 m² olan taşınmazın tamamının her nasılsa kadastro tespiti esnasında davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, söz konusu taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, 20 yılı aşkın bir süredir müvekkili tarafından kullanıldığını, dava konusu taşınmazın kadimden beri ham toprak niteliğinde olmayıp kesinlikle Devletin hüküm ve tasarrufunda olmadığını,
zira iş bu taşınmazın büyük bir kısmına yıllar önce DSİ tarafından taş ve molozlar dökülmek suretiyle kamulaştırmasız el atıldığını ve böylelikle bu kısımların kullanılmasının fiilen engellendiğini ve sonuç olarak müvekkiline kalan kısmın ekilip biçilmek zorunda bırakıldığını; açıklanan sebeplerle ... ilçesi ... Mahallesi 141 ada 1 parsel no.lu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili Hüseyin oğlu ... adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...somut olayda harita genel komutanlığından istenen hava fotoğraflarında dava konusu parsel hava dere yatağı olarak ağaçlarla kaplı olarak gözükmektedir. Istniaf incelemesinden önce alınan bilirkişi raporunda ise dava konusu parselde uzun süredir toprak işlemesi yapılmadığı bu nedene dayalı olarak arazi üzerinde odunsu yabani otların oluştuğu gözlemlendiği belirtilmiştir.
Tüm bu sebeplerle imar ve ihya olguları gerçekleşmediği, taşınmazı aralıksız olarak 20 yıldır malik sıfatıyla zilyet olarak kullandığını ispat edememesi nedeniyle TMK 713'de sayılan şartlar gerçekleşmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, kararın dayandığı gerekçeye, uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisinin 1975 ve 1990 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi neticesinde taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığının açıklanmasına,
ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın ham toprak vasfında olduğu, yaklaşık 21 yıldır kullanılmadığı ve imar-ihyanın gerçekleşmediğini bildirmesine, mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarında 1990'lı yıllarda yapılan baraj yapımı nedeni ile dökülen moloz ve harfiyat nedeni ile taşınmazın ekilip, biçilmediğini beyan etmelerine göre, davacının taşınmaz üzerinde tespit tarihine kadar en az 20 yıla ulaşan ekonomik amaca yönelik zilyetliğinin bulunmadığı anlaşıldığından,
davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği" gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/940, K. 2025/3145, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama