KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/1004 E., 2025/2058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2262 E., 2023/1097 K.
- Dava türü
- Tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/378 E., 2021/246 K.
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, davacı ...'nın İstanbul'da kurulu mülhak ... Vakfı'nın mütevellisi olmaya müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davacının Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.01.2003 tarih, 2002/18 E – 2003/16 K nolu ilamı ile ... Vakfının mütevelliliğe müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verildiği, vakfın mütevellisi olan ...’nın davacının babası olduğu ve 18.05.2018 tarihinde vefat ettiği, vakfiyeye göre mülhak şekilde idare edilen vakfın tevliyetinin en büyük erkek evlada ait olduğu, nüfus kayıtları ve mirasçılık belgesi uyarınca davacının bu şartları ve yönetmeliğin 24 üncü maddesindeki şartları taşıdığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve; "davacının ... Vakfı’na mütevelli olmaya müstahak olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; somut uyuşmazlıkta;bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, davacının mütevelli müstehak olmasına, İlk Derece Mahkemesi kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından, kanuna aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının tevliyete ehil vakıf evladı olduğunu ispat edemediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve bilimsel denetime elverişli olmadığını, arz ve izah edilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, mülhak vakfa mütevelli atanma kararına esas teşkil etmesi yönü ile vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına ve davacının mütevelliliğe ehil vakıf evladı olduğunun tespitine dair Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 28.01.2003 tarih ve 2002/18 Esas,
2003/16 Karar sayılı dava dosyasının geri çevirme kararına rağmen temin edilemediğinden kesin hüküm ve derdestlik dava şartları değerlendirilemediğine göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1004, K. 2025/2058, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama