İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1072 K.2025/5533

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmmuştur.

Esas2025/1072Karar2025/5533Tarih11 Eylül 2025Okuma8 dk · 1.606 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2025/1072 E., 2025/5533 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Eylül 2025
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2019/26 E., 2022/55 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.606 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının kısmen kabulüne; asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında, .../... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 2 99... , 3 02... , 3 05... , 16, 3 13... , 8 ve 10 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına; 2 99... , 3 02... , 24, 3 05... , 15, 3 13... , 12... ada 9 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar, aynı nedenle davalı ... adına; 2 99... , 3 02... , 3 05... , 17, 3 13... , 9 ve 13 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle davalı ... adına; 3 14... parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle 1/3 er paylarla davalılar ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir.

Davacı ...; dava konusu taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak, miras hissesine yönelik olarak dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.03.2019 tarihli ve 2016/6333 Esas, 2009/1755 Karar sayılı ilamıyla; "... mahkemece öncelikle, davalı tarafın dayandığı 25.05.2010 havale tarihli beyan dilekçesine ekli tapu kayıtları, tesisinden itibaren tedavülleri ve revizyon bilgisi ile birlikte getirtilmesi ve davalılardan dayandıkları bu tapu kaydı ile satış senetlerinden hangisinin dava konusu hangi parsele ait olduğu açıklattırılmas, muris ... oğlu...’ın veraset ilamı yahut verasete esas nüfus kayıt örnekleri dosya arasına konularak mirasçılarının kimler olduğunun belirlenmesi;

bundan sonra çekişmeli taşınmazları iyi bilen, tarafsız yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik fen bilirkişisi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılması ve bu keşifte davalıların dayandığı tapu kayıtları ile satış senetlerinin ait oldukları taşınmazlar yönünden yöntemince uygulanarak kapsamları tereddütsüz tayin edilmesi, çekişmeli taşınmazların öncesinin tarafların murisi 1922 senesinde ölen ... oğlu...’a mı, yoksa davalı tarafın iddia ettiği gibi muris...’ın dedesi olan ... oğlu...’a mı ait olduğunun ;

kimden kime ne şekilde intikal ettiği ve zilyetliğin hangi tarihten beri hangi nedenlerle kimde olduğu hususlarında mahalli bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması; beyanlar arasında doğabilecek çelişkilerin yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesi, fen bilirkişisinden kayıt uygulamasını da gösterir şekilde keşfi takibe elverişli rapor alınması.." gereklerine değinilerek bozulmuştur.

Bozma ilamından sonra ... vekili 15.06.2020 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanarak dava konusu 3 13... , 3, 4, 5, 6, 8, 9, 10... parsel sayılı taşınmazlar bakımından davalı yanında müdahil olarak davaya katılmış ve bahse konu taşınmazlar yönünden davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmazlardan 3 02... , 22, 23... parsel sayılı taşınmazların davalıların babası ...’e ait olduğu bu taşınmazların tarafların ortak murisinden intikal etmediği, 3 14... parsel ile 3 15... parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak murisi ...’den intikal ettiği ...’nin davacının murisi ...’in de annesi olduğu ve Mart 1932 tarihinde yani ...’in ölüm tarihi olan 23.02.1944 tarihinden önce öldüğünün UYAP üzerinden yapılan sorguda görüldüğü,

... terekesinin usulüne uygun taksim edildiğinin yahut sağlığında mirasçılarından herhangi birine satış, bağış vb. Bir hukuki işlemle dava konusu taşınmazlardan bir veya birkaçını devrettiği hususunun ispat edilemediğinin anlaşıldığı; bu sebeple bu iki taşınmaz bakımından davacının ortak muris ...’den gelen miras payı oranında tescil hükmü kurulması gerektiği;

Dava konusu taşınmazlardan 2 99... , 11, 12... ada 5, 8, 9, 15, 16, 17... ada 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13 parsel sayılı taşınmazların tarafların kök murisi ... oğlu...’dan geldiği...’ın 1321 yılından evvel vefat ettiği ve mirasını ölümünden sonra mirasçılarının bir araya gelerek taksim edip etmediği yahut ölümünden önce herhangi bir mirasçısına hibe, satış vb. Bir hukuki işlemle devredip devretmediğinin bilinemediği,

ancak ... ve mirasçılarının eklemeli zilyetliğinin bir insan ömrünü aşacak süredir devam ettiği ve bu halde taksim olgusunun kabulü gerekeceği, mirasçı tanığının beyanına göre muris ...’ın ölümünden evvel 299 ada üzerinde kendisine ait taşınmazları pay ettiğinin anlaşıldığı ancak hangi mirasçıya hangi taşınmazın verildiği ve zilyetliğin hangi tarihte teslim edildiğinin tespit edilemediği bu halde hibe iddiasına dayananın iddiasını ispat edemediğinin kabulünün gerektiği, 313 adada bulunan dava konusu taşınmazların kök geldisi T.evvel 12 88... nolu ... mevkiili,

kayıt maliki ... oğlu... olan tapu kaydı kapsamında kaldıkları ancak yukarıda da açıklandığı üzere taşınmazların ...’a kaldığının kabul edildiği ve ... terekesinin usulüne uygun şekilde taksim edildiğinin ispat edilemediği keza dosya arasında bulunan 1951 tarihli senette de ... mirasçılarından bir kısmının diğer mirasçılara pay satması karşısında taksimin yapılmadığının anlaşıldığı bu sebeple 20.10.2004 tarihli satış senedi kapsamında kalan taşınmazlarda davalılardan ... ve ...’nin yine ... mirasçısı olan ... ve ...’nin miras payını satın aldığının kabul edilebileceği,

davacı ... mirasçısı ...’in 04.11.19 68... nolu tedavülde kırıkboğaz mevkiili tapu kaydında babasından kalan hissesini... oğlu ... ...’a sattığının anlaşıldığı; mirasçı Zöhre'nin bu satış ile babası ...’ten kendisine kalan miras payını satmakla birlikte bu tarihte annesi ...’ın hayatta olduğu ve henüz kendisine intikal etmeyen annesinden gelecek miras payını satmasının mümkün olmadığı zira heniz doğmamış bir hak üzerinde tasarruf edilemeyeceği ve annesi davacının 08.02.2018 tarihinde vefat ettiği, bu sebeple babası ...’ten annesine kalan miras payını; annesinden gelen miras payı oranında uhdesinde bulundurduğunun anlaşıldığı;

bu nedenle Muris ...’ın mirasından; davacı ... mirasçılarına miras payları oranında tespit ve tescile karar verildiği; asli Müdahil’in annesi ...’in... oğlu ...’ın oğlu ...’ın oğlu olan ...’in kızı olduğu ve hayatta olduğu, bu halde asli müdahilin ... terekesine karşı 3. kişi olduğu ve açıklandığı üzere ... terekesinin usulüne uygun taksim edilmediği bu sebeple mirasçılardan bir kısmının tapulu taşınmazda kendisine yaptığı yazılı şekildeki satışın geçerli olmayacağı..." gerekçesiyle davacı ...'ın davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine; dava konusu 3 02... , 22, 23... parsellerin tespit gibi tesciline.

3 14... ve 3 15... parsellerin hükümde gösterilen paylarla davacı mirasçıları ile davalılar ..., ... ve ... adlarına tesciline. 3 15... parsel üzerinde bulunan fındık ağaçlarının davalı ...'a. 3 14... parsel üzerinde bulunan fındık ağaçlarının ise 1/3'er paylarla davalılar ..., ... ve ...'a ait olduğunun ilgili taşınmazların tespit tutanaklarının beyanlar hanesine şerh düşülmesine.

2 99... , 11, 12... ada 5, 8, 9, 15, 16, 17... ada 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, bunlardan 2 99... , 3 05... , 16, 3 13... , 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazların davacı mirasçıları ile davalılardan ... adına hükümde gösterilen paylarla tescili ile bu taşınmazlar üzerinde bulunan fındık ağaçlarının davalı ...'a ait olduğunun taşınmazların tespit tutanaklarının beyanlar hanesine şerh düşülmesine.

2 99... , 3 05... , 15, 3 13... , 7 ve 12 parsel sayılı taşınmazların hükümde gösterilen paylarla davacı mirasçıları ile davalılardan ... adlarına tescili ile bu taşınmazlar üzerinde bulunan fındık ağaçlarının davalı ...'a ait olduğunun taşınmazların tespit tutanaklarının beyanlar hanesine şerh düşülmesine.

2 99... , 3 05... , 3 13... , 3 13... , 9 ve 13 parsel sayılı taşınmazların hükümde gösterilen paylarla davacı mirasçıları ile davalılardan ... adına tesciline; bu taşınmazlar üzerinde bulunan fındık ağaçları ile bunlardan 3 13... parsel üzerinde bulunan kargir evin davalı ...'a ait olduğunun taşınmazların tespit tutanaklarının beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre,

İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm fıkrasının incelenmesinde; 3 13... ve 3 parseller hakkında da sehven ve yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Zira.

İlk Derece Mahkemesince verilen 09.11.2015 tarihli ve 2013/83 Esas, 2015/151 Karar sayılı önceki kararın incelenmesinde; bu taşınmazlar hakkında açılan davanın reddi ile tespit gibi tescillerine karar verilmiş olup, davanın reddine dair önceki tarihli bu hükmün; davacı tarafça temyiz edilmediği, kararın yalnızca davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; yukarıda ada ve parsel numaraları açıkça yazılan 2 99... , 3 02... , 3 05... , 16, 3 13... , 8, 10, 2 99... , 3 02... , 24, 3 05... , 15, 3 13... , 12, 3 15... , 2 99... , 3 02... , 3 05... , 17, 3 13... , 9, 13... ada 12 parsel sayılı taşınmazlar bakımından bozulduğu,

bir başka ifade ile işbu 3 13... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen hükmün davacı tarafça temyiz edilmeyerek kesinleştiği, nitekim bu hususun İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli "kesinleşme şerhi" ile de açıkça tespit edildiği anlaşılmış olup,

İlk Derece Mahkemesince bu parseller hakkında yeniden hüküm kurulmasının maddi hataya dayalı olduğu ve esasen ... adına tespit edilip hakkında davanın kabulüne karar verilen taşınmazlardan birinin de 3 05... parsel sayılı taşınmaz olup hüküm kurulurken parsel numarasında açıkça hata yapılarak "3 05... " yerine "3 13... " olarak parsel numarasının yazıldığı anlaşıldığından ve bu hususun infazda tereddüt yaratabileceği görüldüğünden hüküm fıkrasında yer verilen bu parsellerin hükümden çıkartılmak ve düzeltilmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı ..., ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine;

(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 8 numaralı bendinde yer alan "313 ada" dan sonra gelen "3" rakamının; yine 9 numaralı bendindeki "313 ada" dan sonra gelen 3 rakamının hükümden çıkarılmasına; yine hüküm fıkrasının 10 numaralı bendinin ve 11. bendinin ilk satırında yer alan ve "3 13... parsel " ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerlerine "3 05... parsel " yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1072, K. 2025/5533, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1072
Karar No
2025/5533
Tarih
11 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/1073 K.2025/11560
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1073 K.2025/5623
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1073 K.2025/12070
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1074 K.2025/8033
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1074 K.2025/11866
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1075 K.2025/4414

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.