İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/119 K.2026/111

İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen karar davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2025/119Karar2026/111Tarih13 Ocak 2026Okuma10 dk · 2.086 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2025/119 E., 2026/111 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ocak 2026
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2023/391 E., 2024/225 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.086 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen karar davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Sinop ili ... ilçesi ... köyünde kain 2 11... parsel (eski 683 parsel) sayılı 49.160,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tavukçuluk entegre tesisi ve müştemilatı vasfıyla davacı adına tapuda kayıtlı olup, tapu kaydının beyanlar hanesinde "Taşınmazın bir kısmı orman sınırı içinde kalmaktadır" şerhi bulunmaktadır.

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1982 yılında yapılan arazi kadastrosu, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 13.02.2008 tarihinde altı ay süreyle ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması, 2011 yılında 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi ve 2017 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları vardır.

2. Davacı ... Ticaret Limited Şirketi vekili 08.03.2013 tarihli dava dilekçesinde; yörede yapılan orman kadastrosu sırasında, tapuda müvekkili olan davacı şirket adına tavukçuluk entegre tesisi ve müştemilatı vasfıyla kayıtlı bulunan 683 parsel (yeni 2 11... parsel) sayılı 49.160,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın bir kısmının orman sınırları içerisine alındığını, ancak taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığını ileri sürerek, orman kadastrosunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman kadastrosu sırasında orman olarak sınırlandırılan kısımlarının orman ve orman toprağı sayılan yerlerden olduğunu, Orman Kadastro Komisyonunca yapılan çalışmanın doğru olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2016 tarihli ve 2013/71 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararı ile bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 683 parselin fen bilirkişisi ... 'ün 06.07.2015 havale tarihli rapor ve ekli krokisinde (B1) ile işaretli 470,84 metrekarelik kısmının, (B3) ile işaretli 984,73 metrekare kısmının orman ve orman sayılan yerlerden olmadığı anlaşılmakla kesinleşen orman kadastro tutanağının iptaline, 683 parselin fen bilirkişisi ... 'ün 06.07.2015 havale tarihli rapor ve ekli krokisinde (A1) ile işaretli 2.293,95 metrekarelik kısmının, (A3) ile işaretli 19.137,63 metrekare kısmının orman ve orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından bu kısımlar yönünden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.06.2020 tarihli ve 2020/855 Esas, 2020/1968 Karar sayılı ilâmı ile "Davalı ...

İdaresinin dava konusu 2 11... parsel sayılı taşınmazın (eski 683 parsel), (B1) ve (B3) ile gösterilen bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarının reddine anılan bölümler yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına, davacı şirket vekilinin dava konusu 2 11... parsel sayılı taşınmazın (eski 683 parsel) (A1) ve (A3) ile gösterilen bölümlerine ilişkin temyiz itirazları yönünden;

dava dosyasının incelenmesinde dava konusu eski 683 parsel sayılı taşınmazın 5 30... sayılı parsellerin tevhidinden oluştuğu, 530 parselin tapulama tutanağına göre 16 hektar 6939 metrekare yüzölçümlü, 25.03.1977 tarih, 95 sıra, 3 cilt 25 sayfa numaralı tapu kaydı ve zilyetliğe dayalı olarak dava dışı kişi adına 25.08.1982 tarihinde tescil edildiği.

531 parselin de aynı tapu kaydına dayalı olarak yine aynı dava dışı kişi adına tespit edildiği ancak Orman İdaresinin 531 parselin tespitinin iptaline ilişkin Gerze Tapulama Mahkemesinde dava açtığı, mahkemenin 30.10.1984 tarihli ve 1984/346 Esas, 1984/492 Karar sayılı kararı ile "531 parselin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın tapulama dışı bırakılmasına" karar verildiği, ancak dosyada bulunan karar örneğine ilişkin krokinin dosya arasında bulunmadığı, mahkemece yapılan keşifte Gerze Tapulama Mahkemesinin 30.10.1984 tarihli ve 1984/346 Esas, 1984/492 Karar sayılı ilamına esas kroki temin edilerek,

dava konusu taşınmazın (A3) ile gösterilen kısmının 531 sayılı parselin çapı içinde, (A1) ile gösterilen kısmının 530 parsel çapı içinde kalıp kalmadığının tespiti yönünde fen bilirkişiden denetime elverişli rapor alınmadan hüküm kurulduğu açıklanarak, Gerze Tapulama Mahkemesinin 30.10.1984 tarihli ve 1984/346 Esas, 1984/492 Karar sayılı dava dosyası ve mahkeme kararına esas kroki bulunduğu yerden getirtilerek dosya arasına alınması, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve ...

Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, ...

Tapulama Mahkemesinin 30.10.1984 tarihli ve 1984/346 Esas, 1984/492 Karar sayılı kararına dayanak oluşturan ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokinin ölçeğinin kadastro paftasının ve orman kadastro haritasının ölçeğine, kadastro paftasının ve orman kadastro haritasının ölçeğinin de tescil dosyasında bulunan krokinin ölçeğine bilgisayar ortamında (... veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle her üç ölçekli kroki üzerinde taşınmazın yerini gösterir müşterek imzalı ve açıklamalı rapor alınması,

dava konusu taşınmaz bölümlerinin ... Tapulama Mahkemesi kararı kapsamında kaldığının anlaşılması halinde söz konusu mahkeme kararının taraflar arasında kesin hüküm oluşturacağı da gözönüne alınarak toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli ve 2020/230 Esas, 2021/296 Karar sayılı kararı ile bilirkişi raporuna göre 2 11... parselin (eski 683 parsel) (A1) ile işaretli 2.134,70 metrekarelik kısmının, (A3) ile işaretli 18.968,34 metrekare kısmının orman ve orman sayılan yerlerden olmadığı ve bu haliyle de ...

Tapulama Mahkemesinin 30.10.1984 tarihli ve 1984/346 Esas, 1984/492 Karar sayılı kararı kapsamında kaldığının anlaşılmasına göre söz konusu mahkeme kararının taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğu kanaatiyle, davanın kabulüne 2 11... parselin (eski 683 parsel) harita mühendisi ...'un 08.03.2021 tarihli raporu ve 07.10.2021 havale tarihli koordinatları gösterir beyan krokisinde (A1) ile işaretli 2.134,70 metrekare kısmının, (A3) ile işaretli 18.968,34 metrekarelik kısmının orman ve orman sayılan yerlerden olmadığı anlaşılmakla kesinleşen orman kadastro tutanağının iptaline,

2 11... parselin (eski 683 parsel) fen bilirkişisi ... 'ün 06.07.2015 havale tarihli rapor ve ekli krokisinde (B1) ve (B3) ile işaretli kısımların Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği göz önüne alınarak bu kısımlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 02.05.2023 tarihli ve 2022/269 Esas, 2023/2605 Karar sayılı ilâmı ile "Dosya kapsamından.

683 (yeni 2 11... ) parsel sayılı taşınmazın, 1992 yılında 5 30... parsellerin tevhidi sonucu oluştuğu, 1982 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında, 530 parselin, 1977 tarihli ve 95 sıra numaralı tapu kaydına istinaden 34.973 metrekare yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla dava dışı ... adına tespit gördüğü, tespite karşı şahıslarca yapılan itirazın komisyon tarafından karara bağlandığı ve komisyon kararı sonucu anılan parselin tespit maliki adına tapuya tescil edildiği.

531 parselin ise, aynı tapu kaydına dayalı olarak ve dava dışı aynı kişi adına 14.173 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edildiği, Orman İdaresince tespite itiraz edilmesi üzerine, komisyonca yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Tapulama Mahkemesine gönderildiği ve yapılan yargılama sonucu ...

Tapulama Mahkemesinin 1984/346 Esas ve 1984/492 Karar sayılı kararıyla, 531 parselin orman sayılan yerlerden olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilerek, taşınmazın, tespit ve komisyon kararının iptali ile tapulama dışı bırakılmasına karar verildiği,

bu kararın davalı tespit maliki tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1985/2214-1722 Esas, Karar sayılı ilamıyla, Tapulama Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği ve davalı tespit malikinin istemine istinaden yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda, aynı Dairenin 1985/9028-10504 Esas, Karar sayılı ilamıyla, 6831 sayılı Kanun'un 1/F bendi uyarınca orman araştırması yapılması gerektiği belirtilerek, onama kararının kaldırılmasına ve Tapulama Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği,

bozma ilamı sonrası Tapulama Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 1985/284 Esas ve 1986/70 Karar sayılı kararla, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiği ve sabit sınırlı mülkiyet belgesi bulunduğu gerekçesiyle, davacı ...

İdaresinin subut bulmayan davasının reddine, 531 parselin tespit ve komisyon kararı gibi tamamının davalı adına tapuya tesciline karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmeyerek 15.08.1986 tarihinde kesinleştiği, 530 parselin 1990 yılında, 531 parselin ise 1991 yılında tespit maliki ... tarafından dava dışı bir şirkete satıldığı, bilahare 1992 yılında her iki parselin tevhit edildiği,

2005 yılında ise satış yoluyla davacı şirkete geçtiği, 2017 yılında da 683 parsel olarak 49.146 metrekare iken 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 2 11... parsel numarasıyla 49.160,30 metrekare olarak 26.04.2017 tarihinde tapuya tescil edildiğinin anlaşıldığı, bu doğrultuda, önceki bozma ilamı sonrası alınan 08.03.2021 tarihli fen ve orman bilirkişilerinin ortak raporlarında, "...

Tapulama Mahkemesinin 1984/346 Esas ve 1984/492 Karar sayılı kararına esas kroki ile 683 parselin (yeni 2 11... parsel) kadastro paftasının çakıştırılması sonucu, fen bilirkişisi tarafından 22.06.2015 tarihinde düzenlenen krokideki (A1)'in tamamının 530 parselin çapı içinde kaldığının, mevcut kadastral durumdaki yüzölçümünün 2.134,70 metrekare olduğunun, aynı rapordaki krokide (A3) olarak gösterilen yerin 14.130,50 metrekaresinin 531 parsel, 4.837,84 metrekaresinin ise 530 parsel çapı içinde kaldığının" belirtildiği anlaşılmakta olup, bilirkişi tarafından yapılan bu tespitler ve yukarıda anlatılanlar karşısında;

taraflar açısından kesin hüküm teşkil eden orman olmadığı ... Tapulama Mahkemesinin 1985/284 Esas ve 1986/70 Karar sayılı kararıyla kesinleşen (A3) ile gösterilen yerin, 531 parselin çapı içinde kalan 14.130,50 metrekarelik kısmı olduğu, zira Gerze Tapulama Mahkemesinin anılan kararında dava konusu parselin 531 parsel olduğu, 530 parselin bu davanın konusu olmadığı, bunun sonucu olarak.

(A3) ile gösterilen ve 530 parsel içinde kalan 4.837,84 metrekarelik kısım ile 530 parsel içinde kalan ve (A1) ile gösterilen kısma ilişkin olarak, İlk Derece Mahkemesince, öncesinin orman olup olmadığının, en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerinde inceleme yaptırılarak belirlenmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın, (A3) olarak gösterilen yerin 530 parselin çapı içinde kalan 4.837,84 metrekarelik kısmı ile (A1) ile gösterilen kısmının da ...

Tapulama Mahkemesinin anılan kararı kapsamında kaldığının kabulüne yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, hal böyle olunca.

İlk Derece Mahkemesince, 07.10.2021 havale tarihli koordinatları gösterir ... tarafından düzenlenen beyan krokisinde (A3) ile gösterilen ve 531 parselin çapı içinde kalan 14.130,50 metrekarelik kısma ilişkin olarak taraflar arasındaki kesin hüküm nedeniyle kabul kararı verilerek bu kısmın orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesi; aynı krokide (A3) ile gösterilen yerin 530 parselin çapı içinde kalan 4.837,84 metrekarelik kısmıyla, yine 530 parsel çapı içinde yer alan ve (A1) ile gösterilen kısma ilişkin olarak,

dosya kapsamında bulunan en eski tarihli hava fotoğrafları incelenip, taşınmazların öncesi itibariyle orman olup olmadığının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporları doğrultusunda dava ve temyize konu taşınmaz bölümlerinin öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2 11... parselin (eski 683 parsel) orman teknik bilirkişi heyetinin 17.09.2024 tarihli raporu ve 22.05.2024 havale tarihli koordinatları gösterir fen bilirkişisi beyan krokisinde (A3) ile gösterilen ve 531 parselin çapı içinde kalan 14.130,50 metrekarelik kısma ilişkin olarak taraflar arasındaki kesin hüküm nedeniyle,

(A3) ile gösterilen 530 parselin çapı içinde kalan 4.837,84 metrekarelik kısmının ve (A1) ile işaretli 2.134,70 metrekarelik kısmının orman ve orman sayılan yerlerden olmadığı anlaşılmakla kesinleşen orman kadastro tutanağının iptaline, 2 11... parselin (eski 683 parsel) fen bilirkişisi ... 'ün 06.07.2015 havale tarihli rapor ve ekli krokisinde (B1) ve (B3) ile işaretli kısımları Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği göz önüne alınarak bu kısımlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının hüküm vermek için yeterli olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava ve temyize konu taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilâmı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı ...

İdaresi vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde atıf yapılan ve koordinatlı olduğu belirtilen bilirkişi raporunun hatalı olduğu, zira 22.05.2024 havale tarihli raporda herhangi bir koordinat gösterimi bulunmadığı anlaşılmış olup, yanlış bilirkişi raporuna atıf yapılması hükmün infazını olanaksız kılacağından isabetli değildir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekir. Ne var ki; bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı ... İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

(V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "22.05.2024 havale tarihli" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "07.10.2021 havale tarihli, ... tarafından düzenlenen" kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/119, K. 2026/111, 13 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/119
Karar No
2026/111
Tarih
13 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2025/137 K.2026/30
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2025/139 K.2026/31
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/144 K.2026/327
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/173 K.2026/2152
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/176 K.2026/25
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/185 K.2026/6

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.