KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/1970 E., 2025/6479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/980 E., 2025/70 K.
- İlk derece mahkemesi
- Fethiye Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/135 E., 2022/29 K.
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Muğla ili Dalaman ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 218 parsel sayılı, 4.730,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4 58... parsel numarasıyla ve 4.378,19
metrekare yüzölçümlü olarak davalı adına kayıtlı bulunan eski 217 parsel sayılı, 10.970,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ise 4 58... parsel numarasıyla ve 10.403,77 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın sınırlarının hatalı belirlendiğini ve bu yanlışlığın davalılara ait taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, sınırın doğru şekilde belirlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Hazineye ait 4 58... parsel sayılı taşınmaz ile 4 58... parsel sayılı taşınmaz arasındaki ortak sınırın, zemindeki sabit sınır esas alınarak tespit edildiği, davacı aleyhine eksilme olmadığı, taşınmazın Devlet çam ormanı ile olan sınırında hata yapıldığı ve (A) harfi ile gösterilen alanın tescil harici alanda bırakıldığı, ancak davacının iddiasını davalılara ait taşınmaza dayandırdığı anlaşılmakla, talepten fazlasına hükmedilmeyeceği" gerekçeleriyle davanın reddine, dava konusu taşınmazların uygulama kadastrosu tespiti gibi tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Hazineye ait taşınmaza, (A) harfli tescil harici alanda kalan kısmın eklenmesi gerektiği, diğer sınırlarında hata bulunmadığının belirlenmesi sonucunda, mahkemece dava konusu ile sınırlı biçimde ve taleple bağlılık kuralına uygun olarak verilen kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; mahalli ve tespit bilirkişileri ile tanık beyanlarının davalıların zilyetliğini ispatlamada yeterli olmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, kararın usul ve Kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1970, K. 2025/6479, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama