İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2106 K.2025/4444

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2025/2106Karar2025/4444Tarih3 Haziran 2025Okuma7 dk · 1.425 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2025/2106 E., 2025/4444 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Haziran 2025
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2012/10 E., 2013/8 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.425 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 17.06.2020 tarihli ve 2016/13385 Esas, 2020/2012 Karar sayılı ilamı ile 122 ada 298 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz inceleme isteminin reddine, 137 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davalı ... vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında 119 ada 77, 110, 131, 121 ada 5, 6, 143, 144, 145, 122 ada 289, 318 ve 137 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 738,58, 3392,69, 1277,09, 675,59, 516,82, 9691,94, 1447,73, 1803,69, 200,24, 355,94 ve 1254,91 m² yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal ve pay satışı nedeniyle davalılar ..., ..., ..., ..., ... ile dava dışı paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde, çekişmeli taşınmazların kök muris ...’na ait olduğu ve kök muris tarafından davalılar murisi ...’na yapılan satışın muvazaalı olduğu iddiasına dayanarak davalılar adına tespit edilen paylara yönelik dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 31.05.2011 tarihli karar ile; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 119 ada 110, 122 ada 289 ve 137 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarda davalılar adına tespit gören 3/42 hissenin iptali ile hissenin tamamı 96/1344 kabul edilerek yarı hissesi davacı murisi ..., yarı hissesi davalılar murisi ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline, 119 ada 77, 131; 121 ada 5, 6, 143, 144, 145 ve 122 ada 318 parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.04.2012 tarihli 2011/6695 Esas, 2012/3740 Karar sayılı ilamıyla;

1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin çekişmeli 119 ada 77, 110, 131 parsel; 121 ada 5, 6, 143, 144, 145 ve 122 ada 289 parsel sayılı taşınmazlara yönelik ve yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlara ilişkin usul ve kanuna uygun hükmün onanmasına,

2- Davalılardan ... ve davacı vekilinin, 122 ada 318 ve 137 ada 2 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde olmadığı, ancak kadastro hakiminin, infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde tescil hükmü oluşturmak zorunda bulunduğu, bu taşınmazlarda davalılar adına tespit edilen hisseler toplamı 3/21 olduğu halde 3/42 payın iptali ile bu pay üzerinden davacı ve davalı tarafa pay dağıtılmış olması isabetsiz olduğu belirtilerek davacı vekili ve davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün söz konusu taşınmazlar yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 08.05.2013 tarihli kararı ile; 119 ada 77,110 ve 131 parsel sayılı taşınmazlar ile ;

121 ada 5,6,143,144 ve 145 parsel sayılı taşınmazlar ile 122 ada 289 parsel sayılı taşınmazlar yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu taşınmazlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,

137 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki bozma ilamına uyulmasına ve bozma ilamı doğrultusunda; davalılar adına iştirak halinde tespit gören 3/21 hissenin iptali ile bu paya karşılık gelen (96/672) hissenin hüküm yerinde adına geçenlere payları oranında tapuya tesciline,

122 ada 318 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki bozma ilamına ise direnilmesine ve önceki hükümde olduğu üzere taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline dair hüküm kurulmuştur.

Hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 25.03.2015 tarihli 2013/1843 Esas, 2015/1083 Karar sayılı ilamıyla; 122 ada 318 parsel sayılı taşınmaz hakkında temiz bulunmadığı, temyizin konusunun 137 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki bozmaya uyularak yeni oluşturulan hüküm olduğu gerekçesiyle temyiz incelemesi için dosya Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2020 tarihli 2016/13385 Esas, 2020/2012 Karar sayılı ilamıyla; temyize konu 122 ada 289 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak verilen önceki tarihli hüküm; Dairenin 24.04.2012 tarihli ve 2011/6695 Esas, 2012/3740 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğine ve anılan bu parsele ilişkin olarak hali hazırda derdest bir dava bulunmadığına göre, davalının bu parsele yönelen temyiz inceleme isteminin reddine,

Dosya içeriğine ve İlk Derece Mahkemesince hükmüne uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, temyize konu 137 ada 2 parsel hakkındaki hükme yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Bu ilama karşı davalı ... vekili tarafından 122 ada 289 parsel yönüyle karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Çözümlenmesi gereken husus; 122 ada 289 parsel hakkında verilen 31.05.2011 tarihli ilk hükümden sonra temyiz incelemesi ve devamındaki kararlar yönüyle maddi hata bulunup bulunmadığı, maddi hata bulunması halinde bu hatanın usuli kazanılmış hakka oluşturup oluşturmayacağı noktasında toplanmaktadır.

İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2011 tarihli hükmü ile; taşınmazların büyük çoğunluğu yönüyle dava reddedilmiş ve tespit gibi tescil hükmü kurulmuş, yalnızca 119 ada 110, 122 ada 289 ve 137 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar yönüyle dava kabul edilerek bu taşınmazlardaki davalılara ait payın (hükümde 3/42 pay olarak gösterilmiştir.) iptali ile taraflar adına payları oranında tesciline karar verilmiştir.

Bu hükmün temyizi ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.04.2012 tarihli temyiz incelemesi ile açıkça davanın reddine ve tespit gibi tesciline karar verilen taşınmazlar yönüyle hüküm onanmış, Mahkemenin kabul kararı verdiği taşınmazlar işaret edilerek bu taşınmazlardan 2'sinin tespit tutanağına göre davalılar adına tespit edilen payın 3/21 olduğu halde 3/42 pay üzerinden iptal hükmünün kurulmak suretiyle infazda tereddüt yaratıldığını belirtmiştir.

Tespit tutanakları incelendiğinde; Mahkemenin kabul kararı verdiği taşınmazlardan 119 ada 110 parselin hükümde belirtildiği üzere iptal edilen davalılar payı 3/42 olduğu (ki bu parsel hakkındaki hükmün infazında tereddüt oluşmadığı için de onandığı), ancak diğer kabul kararı verdiği 122 ada 289 ve 137 ada 2 parselin ise davalılar adına olan payın 3/21 olduğu halde Mahkemenin bu durumu gözden kaçırarak kabul kararı verilen tüm taşınmazların 119 ada 110 parseldeki gibi 3/42 olduğu kabul edilerek pay dağıtımının yapıldığı anlaşılmaktadır.

24.04.2012 tarihli bozma ilamıyla da kabul kararı verilen taşınmazlardan 2'sinin iptal edilen paylarında yanlışlık yapıldığına işaret edilmesine rağmen bozma ilamında 137 ada 2 parsel doğru yazılmış (ki Mahkemece de 08.05.2013 tarihli kararıyla; bu parsel hakkındaki bozmaya bu nedenle uyulmuş ve doğru pay miktarı (3/21) iptal edilerek taraflar adına payları doğrultusunda tescil hükmü kurulmuştur) ne var ki; bozma ilamında yanlış pay dağıtılan diğer taşınmaz 122 ada 289 parsel olduğu halde maddi hataya dayalı olarak 122 ada 318 parsel sayılı taşınmazın yazıldığı anlaşılmaktadır.

Zira 122 ada 318 parsel hakkında zaten İlk Derece Mahkemesince kabul kararı vermediği, ret kararı verilerek tespit gibi tesciline dair hüküm kurulması nedeniyle paylarda bir hata yapılması durumunun da ortaya çıkmadığından bozma ilamında parsel numaralarının karıştırılarak hükmü bozulan 122 ada 289 parsel yerine 122 ada 318 parsel yazılmak suretiyle açık bir maddi hata yapıldığı, böylece; onanması gereken 122 ada 318 parsel hakkında da maddi hataya dayalı bozma yapıldığı anlaşılmaktadır.

24.04.2012 tarihli Yargıtay ilamında yapılan maddi hata İlk Derece Mahkemesince fark edilmemiş ancak; sevhen bozulan 122 ada 318 parsel hakkında verilen direnme kararıyla önceki hüküm tesis edilmiş, böylece bozma ilamıyla 122 ada 318 parsel hakkında yapılan maddi hata fiiliyatta giderilmiştir.

Ne var ki; maddi hataya dayalı olarak 24.04.2012 tarihli Yargıtay ilamıyla onanmış görünen, oysaki açıkça hükmü bozulan 122 ada 289 parselin ise bu haliyle infazı mümkün bulunmadığı, iptal edilmesi gereken davalılar payı 3/21 olmasına rağmen hükümde 3/42 olarak gösterilmesi nedeniyle, geri kalan ve dava dışı kişiler adına kayıtlı payların yönüyle de infazında tereddüt yaratıldığı, açıkta kalan paya neden olunduğu ( pay/payda oranının birbirini tutmadığı) açıktır.

Hal böyle olunca.

24.04.2012 tarihli Yargıtay ilamı içeriğine ve bozma nedenine göre parsel numaralarında açıkça maddi hata yapılarak hükmü bozulan taşınmazlardan birinin 122 ada 289 parsel olduğu halde onanan parseller arasına yazıldığı, bu açık maddi hatanın taraflar arasında usuli kazanılmış hak yaratmasının da mümkün bulunmadığı, 122 ada 289 parsel hakkındaki hükmün kesinleşmediği, ve hakkında bozma ilamı doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesince de bu maddi hatanın fark edilmeyerek 08.05.2013 tarihli kararı ile.

122 ada 289 parsel sayılı taşınmazlar yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu taşınmaz yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmünün maddi hata bulunduğuna işaret edilerek bozulması gerekirken Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; bu parsele yönelen temyiz inceleme isteminin reddine karar verildiği bu kez yapılan karar düzeltme incelemesi ile anlaşılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2016/13385 Esas, 2020/2012 Karar sayılı ilamı ile, 122 ada 298 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz inceleme isteminin reddine dair karar verilen 1. bendinin ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2013 tarihli kararının 2 no.lu hüküm fıkrasında yer alan "122 ada 289 parsel sayılı taşınmaz" hakkında verilen "karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına" dair hükmün BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden ...'na iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2106, K. 2025/4444, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2106
Karar No
2025/4444
Tarih
3 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2108 K.2025/3203
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2141 K.2025/4514
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/2154 K.2025/6880
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2155 K.2025/4363
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/2161 K.2025/4918
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/2163 K.2025/4727

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.