KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/2161 E., 2025/6202 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2203 E., 2024/1711 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bursa Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/78 E., 2022/61 K.
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Bursa ili Orhaneli ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 2461 parsel sayılı 2.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 200 ada 7 parsel numarasıyla ve 2.081,94 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar adına kayıtlı bulunan eski 2462 parsel sayılı 9.175,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 200 ada 6 parsel numarasıyla ve 9.257,98 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın sınırlarının hatalı belirlendiğini ve bu yanlışlığın davalılara ait 200 ada 6 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, sınırın doğru şekilde belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " yenileme çalışması ile ilk tesis kadastrosunun ölçekli ve koordinatlı çakıştırması ile kroki düzenlenerek alınan raporda, dava konusu uyuşmazlık dışında sınır farklılıklarının tespit edildiği,
Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince tesis kadastrosu ile belirlenen sınır ve mülkiyet durumlarının tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçmekle artık dava konusu edilemeyeceği, ilk tesis kadastrosunun 1984 yılında yapılarak kesinleşmiş olup, davacının dilekçesinde ekli krokide (B) harfi ile gösterilen alan dışındaki sınırların ilk tesis kadastrosu ile uyumlu müşterek sınır oluşturduğu ve bu yönde davanın kabulünün mümkün olmadığı, (B) harfi ile gösterilen alan yönünden davanın kabulü gerektiği " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " yenileme sınırlarının zeminde mevcut sabit doğal sınırlarla uyumlu olduğu, bilirkişi raporuna ekli krokide işaretli 7 numaralı noktanın tesis kadastrosu çalışmalarında hatalı ölçüldüğünün anlaşıldığı, ayrıca 7 numaralı parselin kuzey-doğu yönünde dere ile olan ortak sınırında derenin kıvrım noktasının tesis kadastrosu çalışmalarında ölçülmediği ve düz bir hat şeklinde hatalı olarak sınırlandırma yapıldığının anlaşıldığı,
sonuç olarak dava konusu 200 ada 7 nolu parselin yenileme çalışmaları kapsamında yapılan sınırlandırmasının mevzuat kapsamında doğru yapıldığı, tesis kadastrosu çalışmalarında kısmen ölçüm hatasının bulunduğu" gerekçesiyle, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu ve yeniden rapor alınması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'u 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2161, K. 2025/6202, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama