KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/2275 E., 2025/4160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1651 E., 2025/91 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çorum Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/44 E., 2024/16 K.
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen orman sınırı dışına çıkarma davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı asıl dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği kullanımında bulunan taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sonucunda orman sınırı dışına çıkarılmadığını ileri sürerek nizalı yerin orman sınırı dışına çıkarılmasını istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Devlet ormanı olan bir yerin 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılabileceği, gerçek kişilerin bu gibi yerlerin orman sınırları dışına çıkartılmasını talep etmekte ve hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için İdareyi zorlayıcı nitelikte dava açmakta hukuki yararları ve dolayısıyla aktif dava ehliyetleri bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf isteği Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, orman sınırı dışına çıkarma isteğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2275, K. 2025/4160, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama