KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/2400 E., 2025/4403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/42 E., 2025/80 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/229 E., 2023/515 K.
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 25926 ada 1 parsel sayılı taşınmaz imar uygulaması sonucu 119/450 hissesi ..., 331/450 hissesi Hazine adına tescil edilmiş, Hazineye ait hisseye yönelik olarak beyanlar hanesine "6831 sayılı Yasanın değişik 2. maddesine istinaden orman sınırı dışına çıkarılmıştır" şerhi 27.08.2012 tarihinde terkin edilmiş, daha sonra 4706 sayılı Kanuna göre satışı yapılarak 27.07.2021 tarihinde davalı ... adına tescil edilmiştir.
Asıl ve birleşen davacılar vekili, asıl davada, dava konusu 25926 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 119 metrekaresinin davalı ...’a ait olduğunu, geriye kalan 331 metrekaresinin vekil edenlerinin murisleri ... tarafından 40-50 yıl öncesinden beri kullanıldığını, ancak taşınmazın tamamında kullanıcı olarak ...’ın yazılı olduğunu belirterek, bahse konu alanın vekil edenleri adlarına şerh verilmesini istemiş, taşınmazın satışı sonucunda davayı ıslah ederek, tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuş, birleşen davalarda aynı taleplerle tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili ve davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu kaydının dayanağı olan idari işlem iptal edilmeden tapu iptali ve tescil davasının dinlenme imkanının bulunmadığı, idari işlemlerin iptali taleplerinin ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanununa göre idarî yargı yerlerine yapılacağı ve o Mahkemelerce karara bağlanacağı, Hazine tarafından 4706 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıya yapılan satış işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, bahsi geçen idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilmediği, farklı deyişle tapu kaydının dayanağı olan idari işlemin hukuki geçerliliğini koruduğu,
dava konusu payın sicil dayanağı olan idari işlem iptal edilmeden tapu iptali ve tescil davasının dinlenemeyeceği gerekçeleri ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hükmün asıl ve birleşen davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm asıl ve birleşen davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2400, K. 2025/4403, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama