KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/2704 E., 2025/5045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/55 E., 2014/300 K.
- Karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmaz tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... köyünde ilk orman tahdidinin 1948 yılında yapılarak kesinleştiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca yapılan ilk tesis kadastrosununun 06.01.2009 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın tescil harici bırakıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmalarında davacılara ait bir kısım taşınmazın 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde ve doğusunda haritada yol olarak gösterilen kısımlar içerisinde kaldığını, yani kadastro çalışmalarında yol olarak bırakıldığını ancak buranın yol olmadığını belirterek müvekkilleri adına ayrı bir parsel numarası verilerek tescilini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın yol hakkında, kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden 2 gün sonra açıldığı dolayısıyla 20 yıl dolmadıkça iş bu davanın açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce, hak arama süresi içinde açılmış eldeki dava bakımından davacıların bildirdikleri delillerin toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken tesbit dışı bırakma tarihinden dava tarihine kadar 20 yıllık sürenin dolmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı taraf lehine zilyetlikten taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyünde bulunan ve 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kuzey ve doğu sınırlarında bulunan, kadastro paftasında yol olarak bırakılan, bilirkişi raporunda sarı ile boyalı olarak ve (A) harfi ile gösterilen 796,90 m²'lik taşınmazın ayrı bir parsel numarası verilerek 1/3'er pay olarak davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; tapusuz taşınmazların tescili davalarında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713/4. ve 5. madde ve fıkralarına uygun biçimde yerel ve gazete ilanlarının yapılması, son ilan tarihinden itibaren üç aylık sürenin beklenmesi ve ondan sonra hüküm kurulması düzenlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira, 4721 sayılı Kanun'un 713/4. ve 5. maddeleri uyarınca zorunlu olan yerel ve gazete ilanları yapılmamıştır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, 4721 sayılı Kanun'un 713/4. ve 5. maddelerinde açıklanan yerel ve gazete ilanlarının yapılmalı, itiraz bildirilmesi durumunda ilgilinin savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2704, K. 2025/5045, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama