KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/309 E., 2025/847 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/106 E., 2024/1795 K.
- İlk derece mahkemesi
- Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/172 E., 2022/204 K.
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR
Antalya ili Manavgat ilçesi Hatipler mahallesinde bulunan 300 ada 421 parsel sayılı taşınmaz, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında 16.09.2013 tarihinde davalıya satılarak tapuda adına tescil edilmiştir.
Davacı vekili 19.04.2021 tarihli dava dilekçesinde; 300 ada 421 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 1 dekarlık kısmının davacının zilyetliğinde olmasına rağmen davalıya satıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra açıldığı, tapu kaydının idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğundan dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe zilyetlik tespiti, tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf isteği Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle reddedilmiş, davacı vekili temyize gelmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/309, K. 2025/847, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama