KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/3791 E., 2025/6019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2460 E., 2025/784 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/516 E., 2020/322 K.
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 13... nolu taşınmaz 180.18 m² yüzölçümü ile altı kargir üstü ahşap iki katlı bina ve arsası vasfı ile zilyedin kim olduğu tespit edilmediğinden Hazine adına 27.09.2007 tarihinde tespit ve 26.01.2008 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazda yirmi yılı aşkındır zilyedi olduğunu, taşınmazın orman sınırları dışında sayıldığını ileri sürerek taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın ... Yaylasında bulunduğu ve bu yaylanın, sadece bölge halkı tarafından bilinmeyip, herkesin bildiği ve tanıdığı, yurt genelinde maruf yayla olduğu, umumun kullanımına ait yaylaların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna göre dava konusu yerin yerleşim alanı olduğunun açık olduğunu, bilirkişi raporundan ve keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanından anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmaz üzerinde davacının 20 yılı aşkın zilyetliğinin olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu, dava konusu taşınmazın yayla diye tabir edilen yerlerden olduğu, taşınmazın bulunduğu yerin herkes tarafından bilinen ... yaylası içerisinde kaldığı, aynı bölgedeki benzer taşınmazlar için yapılan yargılamalar neticesinde de herkes tarafından bilinen ... yaylası içerisinde bulunduklarından zilyetlikle kazanılamayacaklarından açılan davaların reddine karar verildiğini" belirterek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3791, K. 2025/6019, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama