İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/4048 K.2025/6077

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmekle, süresi içerisinde verildiği anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2025/4048Karar2025/6077Tarih1 Ekim 2025Okuma6 dk · 1.122 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2025/4048 E., 2025/6077 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Ekim 2025
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2008/32 E., 2011/23 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.122 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmekle, süresi içerisinde verildiği anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ..., 11.09.1991 tarihinde Hazine ve Orman İdaresine yönelik açtığı dava ile, Adana ili Pozantı ilçesi ... köyünde bulunan 18.934,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazı 1989 yılında noterden satış senedi ile satın aldığını belirterek, adına tescili isteminde bulunmuştur.

Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.09.1992 tarihli ve 1991/153 Esas, 1991/187 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne, dava konusu 8.000 m²lik taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün davalılar Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.01.1994 tarihli ve 1992/16360-288 sayılı ilamı ile, “çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığına ilişkin yazı cevaplarının yetersiz olduğu, uzman bilirkişi raporlarının taşınmazın kesinleşen orman kadastro çalışmasına göre konumunu belirlemede yetersiz bulunduğu, bu nedenle yeniden orman tahdit harita ve tutanaklarının uzman bilirkişilerce uygulanması ve ayrıca taşınmazın yayla olup olmadığı hususunda araştırma yapılması gerektiği” belirtilerek hüküm bozulmuştur.

Sonraki yargılama aşamasında, dava konusu taşınmazın 5 16... parsel numarası altında tespit edildiği, Kadastro Müdürlüğünün 13.05.2003 tarihli ve 1265 sayılı yazısı ile bildirilmiştir. Bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.05.2003 tarihli ve 2003/178–115 sayılı kararı ile Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, dava konusu taşınmazın yayla olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş; hükmün, davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.01.2008 tarihli ve 2007/18295-804 sayılı ilamı ile. “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.

Şöyle ki; uzman orman bilirkişi kurulu, çekişmeli taşınmazın 1951 yılında kesinleşen orman kadastro çalışması kapsamında orman sınırları dışında kaldığını, memleket haritasında açık alanda bulunduğunu ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirtmiş ve tahdit hattına göre taşınmazın konumunu gösteren bir kroki sunmuştur.

Ancak, aynı taşınmaz hakkında askı ilan süresi içinde Hazine tarafından (taşınmazın orman ve yayla niteliğinde olduğu iddiasıyla) kadastro tespitine itiraz davası açıldığı, bu davanın Kadastro Mahkemesinin 1999/153–303 sayılı dosyasında görüldüğü, bu dosyada farklı bir bilirkişi tarafından yapılan incelemede taşınmazın 1951 yılı orman tahdit harita ve tutanaklarına göre (B) harfiyle gösterilen 916,04 m²lik kısmının orman sınırları içinde, (A) harfiyle gösterilen 11.805,72 m²lik kısmının ise orman sınırları dışında kaldığının belirlendiği anlaşılmıştır.

Buna rağmen, mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan hüküm kurulmuştur. Öncelikle 17.04.1992 tarihli fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın kadastroda hangi ada ve parsel altında tespit edildiği belirlenmeli, ilgili kadastro tespit tutanaklarının asılları dosyaya getirtilmeli, davalı iseler dosyalar birleştirilmeli ve malik hanelerinin açık olduğu göz önüne alınmalıdır.

Kesinleşmiş tapu kayıtları mevcutsa, bu kesinleşmenin eldeki dava nedeniyle hukuki değer taşımadığı kabul edilmelidir. Bu taşınmazların tespit malikleri davalı olarak gösterilmeli ve 3402 sayılı Kanun’un 30/2. maddesi gereğince gerçek hak sahibinin belirlenmesi sağlanmalıdır. Aksi düşüncelerle kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

Yargılama sırasında dava konusu taşınmazların 5 16... , 248, 249, 250, 251, 252, 253, 255, 257, 430, 4 31... ada 191 nolu parseller olduğu belirlenmiş, malikleri davaya dahil edilmiştir. Ayrıca, müdahil ... harici satış sözleşmesine dayanarak 5 16... parsel sayılı taşınmazın adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince

bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı ... ve müdahil davacı ...'in dava konusu Adana ili Pozantı ilçesi ... Mahallesinde kain 5 16... parsel sayılı taşınmaza yönelik davalarının reddi ile dava konusu bu taşınmazın yayla olarak özel sicile kaydedilmesine; davacı ...'ün dava konusu 5 16... , 248, 249, 250, 251, 252, 253, 255, 430, 4 31... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının feragat nedeni ile reddine; dava konusu taşınmazlardan 5 16... , 248, 249, 250, 251, 252, 253, 2 55... parsel sayılı taşınmazların yayla olarak özel siciline kaydedilmesine, dava konusu 5 23... ve 5 16... parsel sayılı taşınmazların ise tespit gibi orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

Yörede 1951 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile 1996 yılında yapılarak kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.

1. Davacı ...'ün 5 16... parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak,

mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre,

İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ün temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Dava konusu 5 16... , 250, 2 52... parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise; dava, genel Mahkemede davalı konumda olan dava konusu taşınmazların kadastro tespitine tabi tutulmasıyla re'sen Kadastro Mahkemesine aktarılan dava niteliğinde olup, bu husus gözden kaçırılarak dava konusu taşınmazlar gerçek kişiler adına tescil edilmiştir.

Önceki bozma ilamında da işaret edildiği üzere, aktarılan davanın kapsamında kalan bu taşınmazların kesinleşmiş tapu kayıtlarının eldeki dava nedeniyle hukuki değer taşımadığı kabul edilmelidir.

Somut olayda, bu taşınmazların tespit malikleri davalı olarak gösterilmiş ise de, kadastro tutanaklarının davalı hale getirilmemiş olması nedeniyle Takbiste haricen yapılan araştırmada, dava konusu taşınmazların karar tarihinden sonra farklı kişilere satışının yapıldığı görülmüş, böylece yeni maliklerin davadan haberdar olması engellenmiştir.

Aktarılan davanın kapsamında olan taşınmazların malik hanelerinin doldurulması ve tapuya tescil edilmeleri hukuken geçersiz (yok hükmünde) ise de, hak kaybına sebebiyet verilmemesi açısından, leh ve aleyhlerine tescil işlemi yapılan tüm kişilerin de iddia ve delillerinin değerlendirilebilmesi için davada taraf olmaları zorunludur.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davanın genel Mahkemeden aktarılan dava olduğu ve taraf teşkilinin de kamu düzeninden olduğu gözetilerek, dava konusu taşınmazların kadastro tutanakları davalı hale getirilerek, kesinleşmeyen tapu kayıtlarına istinaden pay satın alan kişilerin yöntemince davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, bu şekilde taraf teşkilinin tamamlanması halinde adı geçen dahili davalılardan iddia, savunma ve delilleri sorulup, bildirdikleri takdirde delillerinin toplanması ve bundan sonra işin esasına girilerek, toplanan ve toplanacak olan tüm deliller yeniden değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekmektedir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve Kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının 5 16... parsel yönünden ONANMASINA, Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz olunan 5 16... , 250, 2 52... parseller yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4048, K. 2025/6077, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4048
Karar No
2025/6077
Tarih
1 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4048 K.2025/6676
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4049 K.2025/3860
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4049 K.2025/11418
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4049 K.2025/6677
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4050 K.2025/6678
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/4050 K.2025/5437

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.