KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/448 E., 2025/4892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/944 E., 2024/2972 K.
- Karar
- İstinaf başvurularının esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/32 E., 2023/42 K.
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
... ilçesi ... Mahallesi 7648 ada 10 parsel sayılı taşınmaz 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi hükümlerine tabi tutularak 18.06.2019 tarihinde davalı ... Belediyesi adına kullanıcısız olarak tescil edilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin 2003 yılında ...'ndan satış senedi ile satın alarak zilyeti olduğu 7648 ada 10 parsel sayılı taşınmaz hakkında yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında kullanıcısız olarak hatalı tespit yapıldığını, oysa ki taşınmazın 2003 yılından itibaren davacı ...'ün fiili kullanımında olduğunu belirterek, taşınmazda vekil edeni adına kullanıcı şerhi verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mahallinde yapılan keşif itibariyle, taşınmazın boş arsa olarak bulunduğu, fiili kullanıma ilişkin herhangi bir iz bulunmadığı tespitlerinin yapıldığı, taşınmaza ilişkin herhangi bir belediye kaydının bulunmadığı gibi, kadastro tespit tutanağında, kullanım olmadığının muhtar ve bilirkişilerin kesin beyanları ile tespitinin yapıldığı hususunun şerh edildiği, taşınmazın davacı zilyetliğinde veya fiili kullanımında olduğunu gösterir herhangi bir delil bulunmadığı,
adi yazılı satış sözleşmesinin fiili kullanımın ispatına yeterli belge olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçeleri ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebi esastan reddedilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/448, K. 2025/4892, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama