KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/5390 E., 2025/7436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1580 E., 2025/1051 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/335 E., 2023/220 K.
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen dernek disiplin kurulu kararının iptali davası sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin karar ve ek kararının kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, Türk ..... Derneğinin üyesi olup, .... Parkında Türk Sanat Grubu adı altında el emeği ürünleri sergileyen stantta el işi takı, süs eşyası vb. ürünlerin satışını yaparak geçimini sağladığını, davacının ....
Parkında bulunan ve belirli bir ücret karşılığında kendisine kiralanan mezkur standı ilgili dernek tüzüğü ve kuralları uyarınca usulüne uygun olarak işlettiğini, Türk .... tarafından alınan karar uyarınca davacının dernek ile Belediye arasında imzalanan protokoldeki çalışma esaslarına aykırı davrandığı gerekçesi ile stant açma izinlerine son verildiğini, söz konusu kararın, davacının savunması dahi alınmadan verildiğini, davacıya hiçbir bildirim yapılmadan ve geçerli bir karar sunulmadan birlik tarafından alınan karar doğrultusunda, stant zincirlenerek davacının çalışma hürriyetinin ihlal edildiğini,
söz konusu disiplin ve denetleme kurulu kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile Dernek Yönetim ile Disiplin ve Denetleme Kurulunca anılan kararların iptalini talep etmiştir.
Davalı ... .... Şubesi vekili cevap dilekçesinde özetle; 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 2. madde (h) fıkrası uyarınca derneklere bağlı şubelerin tüzel kişiliğinin olmadığını, davacının, usule aykırı olarak tüzel kişiliği bulunmayan ve taraf ehliyeti olmayan müvekkiline husumet yönelttiğini, bu nedenle öncelikle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, ayrıca dava iç denetim yolları tüketilmeden açıldığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olursa haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine dair karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemecesince dava dilekçesinde dernek şubesinin hasım gösterilmesinin temsilcide yanılma olduğu kabul edilerek, dava dilekçesi ... Merkezine tebliğ edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 83/2. maddesinde diğer organların kararlarına karşı iç denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamayacağının belirtildiği, davacının Yönetim Kurulu kararına karşı Dernek Genel Kuruluna itirazda bulunması gerektiği, bu yola başvurulmadığından iptal davası açmak için gerekli ön şartın yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, 02.05.2023 tarihli ek karar ile de davalı ... ....Şubesi lehine de vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davalılar lehine takdir edilen iki ayrı vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi karar ve ek kararı kaldırılarak, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermiştir.
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dava, davalı dernek şubesi disiplin ve denetleme kurulu tarafından davacının ".... Parkındaki Stant Açma İzinlerine Son Verilmesine" dair 04.11.2021 tarihli kararın iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5390, K. 2025/7436, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama