KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/983 E., 2025/5206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/380 E., 2024/2014 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Serik Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/25 E., 2022/27 K.
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki kadastro davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; dava değeri itibariyle duruşma isteminin reddine karar verilerek, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, 102 ada 132 parsel sayılı 20142,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe vasfıyla 7/20 hissesi..., 13/20 hissesi ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 102 ada 132 parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacının murisi ...'dan intikal ettiği, ...'nun dava konusu yeri senetle satın alıp imar ihya ettiğini ileri sürerek, tespitin iptali ile miras payları oranında 5/20 hissenin davacı adına, 15/20 hissenin davalı ... adına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...davacının, murisi ...'nun zilyetliğine ve terekesine dayandığı, somut olayda ispat yükünün davacıda olduğu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin, tespit bilirkişilerinin ve tanıkların beyanlarına göre ...'nun Antalya'da hırdavatçılık yaptığı ve taşınmazda zilyetliğinin bulunmadığı, davacının mirasçılığına dayandığı ...'nun taşınmazdaki zilyetliğinin ispat edilemediği, davacının dayandığı 28.11.1983 tarihli satış senedinde imza bulunmadığı, 12.10.1983 ve 19.08.1983 tarihli satış senetlerinin ise taşınmaza uymadığı,
harici satış senetlerinin bir an için geçerli ve davaya konu taşınmaza uyduğu ispat edilse bile taşınır niteliğinde kabul edilen tapusuz taşınmazlarda satış ile birlikte zilyetliğin de devrinin gerektiği ve davaya konu taşınmazda ...'nun zilyetliğinin bulunmadığının anlaşıldığı, keşifte dinlenenlerin beyanlarına göre taşınmazın bir an için tarafların kök murisi ...'dan kaldığı maddi hakikatine ulaşılsa bile davacının kök muris ...'nun mirasçılığı vakıasına dayanmadığı, bu vakıanın uyuşmazlık konusu olmadığı, dava dilekçesinde davacının bu durumdan hiçbir şekilde söz etmediği,
davalıya da ...'nun terekesi yönünden uyuşmazlık konusu olmadığından başkaca bir karşı ispat hakkı tanınmadığından usul hükümleri açısından taşınmazın ...'dan kaldığı ve taksim olmadığı varsayımında bile taleple bağlılık ve taraflarca getirilme ilkesi gereği ...'dan intikal etme ihtimali olan payı alma hakkının başkaca bir araştırmaya gerek olmaksızın taleple bağlılık ve taraflarca getirilme ilkesi nedeniyle mevcut olamayacağı, ayrıca dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş olup,
Kadastro Müdürlüğünün açılan davada taraf olmasını gerektirecek dosya kapsamında herhangi bir bilgi veya emare mevcut bulunmadığı..." gerekçesiyle davacının, ... ve ...'ya yönelik açtığı davanın reddine, ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, çekişmeli 102 ada 132 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.
İlk Derece Mahkemesince ret kararı verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/983, K. 2025/5206, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama