KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2008/21657 E., 2010/10295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne yardım
- Hüküm
- Sanıklar hakkında: 5237 sayılı TCK’nın 314/3 ve 220/7 yollamasıyla 314/2, 43, 62, 53/1-2-3, 62, 63, 54/1 ve sanık ... hakkında ayrıca 58, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında 30.10.2007 ve 30.05.2007 tarihli sanık ... hakkında ise 30.10.2007 ve 01.02.2008 tarihli iddianamelerde yer alan eylemlerin hukuki kesinti nedeniyle ayrı ayrı silahlı örgüte yardım suçlarını oluşturacağı ve sanıkların hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden zincirleme suç kabul edilip, bir cezaya hükmedilerek TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve bu nedenle de tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi, örgüt üyesi gibi cezalandırılan sanık ... hakkında hükmolunan hapis cezasının infazı sırasında ve infazından sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbiri uygulamasını getirdiği, ayrıca sanık hakkında uygulanacak infaz rejiminin buna göre belirlenmesini öngördüğü, maddenin kapsam ve amacından da anlaşılacağı üzere, maddede yer alan hususların bir ceza değil cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olduğu ve bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek; silahlı örgüte yardım suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık ... hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
3713 sayılı Kanunun 17/3. maddesi hükmü karşısında terör suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan sanık ...'ın şartlı salıvermeden yararlanamayacağı infaza ilişkin bir sorun olup bu nedenle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2008/21657, K. 2010/10295, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama