İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/17080 K.2010/2896

Yasadışı silahlı PKK terör örgütü üyesi olmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2, 62/1, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin bulunan ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiş…

Esas2009/17080Karar2010/2896Tarih10 Mart 2010Okuma5 dk · 1.023 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2009/17080 E., 2010/2896 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mart 2010
Mahkemesi
Ağır Ceza
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.023 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Yasadışı silahlı PKK terör örgütü üyesi olmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2, 62/1, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin bulunan ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olan Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2005 gün ve 2005/144 esas - 184 sayılı kararı ile ilgili olarak;

"Sanığın, 2000 yılında katıldığı PKK terör örgütünden, 11.7.2005 tarihinde ayrılarak Ağrı ili Jandarma Komutanlığına teslim olduğu, ayrıca terör örgütü içerisinde yer aldığı dönemde terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenmesine katılmadığı,

18.7.2005 tarihli teslim tutanağı ile hükümlünün savcılık ve mahkeme aşamalarında verdiği ifadelerden ve dosyadaki mevcut delillerden anlaşılmış olup, 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "örgüt üyesinin örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenmesine iştirak etmeksizin gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde hakkında cezaya hükmolunmaz" şeklindeki açık düzenleme karşısında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediği" gerekçesini ve hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi

uyarınca bozulması istemini içeren Adalet Bakanlığının 12.02.2008 gün ve 2008/8779 sayılı istem yazısına dayalı olarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2008 tarih ve 2008/42580 sayılı tebliğnamesiyle Daire'ye ihbar ve dava evrakının tevdi kılınması üzerine Dairemizin 05.11.2008 gün ve 2008/2803 esas, 2008/11805 sayılı kararıyla; "...

Somut olayda tüm kanıtların toplanıp değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumu takdir ve tayin edilerek karar verilmiş olması karşısında ..." bu karara karşı takdire dayalı nedenle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından bahisle istemin reddine oyçokluğuyla karar verilmiş, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2009 gün ve 42580 sayı ile olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurması üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 23.06.2009 gün ve 30-177 sayı ile.

TCK'nın etkin pişmanlığı düzenleyen 221. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen ve her ikisi de objektif nitelikte olan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini saptama işleminin bir hukuki değerlendirmeden ibaret olduğu, bu husustaki yanılgının hukuki değerlendirme hatası olarak kabul edilmesi gerektiği, böyle bir yanılgı nedeniyle kanun yararına bozma başvurusu yapılabileceği, bu durumda

başvurunun esasına ilişkin bir inceleme yapılması gerektiğinden bahisle Dairemiz kararının kaldırılması üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1997 yılında silahlı örgüte katılan sanığın 18.07.2005 tarihinde teslim oluncaya kadar yaklaşık 8 yıl süre ile örgütte kaldığı, bu süre içerisinde örgütün faaliyetleri kapsamında askeri ve siyasi eğitim aldığı, örgüt yöneticilerinden .... ve....'a yakın koruma görevi yaptığı, 2005 yılı Haziran ayında ....

İli, .... ilçesine yakın bir bölgeye gelip sınır karakolunun keşfini yaptığı, örgüt içerisinde takım komutanlığı görevini üstlendiği, örgüt sorumlularından Dersim (K)'a eylemlerin arttırılması talimatını ve 15 kg C/4 patlayıcısı ile fünyeleri ulaştırdığı, 2005 yılı Temmuz ayında 3 kg C/4, b-7 roketatar ve 6 adet mermisi ile kaleşnikof silah ve el bombaları taşıyan grup içerisinde Türkiye'ye gönderildiği,

örgüt içerisinde örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlemiş bulunan ve örgüte ait silah ve mühimmatı güvenlik güçlerine teslim etmek yerine, örgüt mensuplarınca ele geçirilebilecek bir biçimde araziye bırakarak teslim olan sanığın örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak örgüt içerisinde kaldığı süre ve üstlendiği konuma uygun yasanın aradığı anlamda yeterli bilgi vermediği ve bu suretle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmış olup kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen

dosya kapsamına göre bu nedenle yerinde görülmediğinden istemin REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi

KARŞI OY

Somut olayda, sanığın silahlı terör örgütüne üye olduğu suçlamasıyla açılan kamu davası sonunda Yerel Mahkeme, sanık ...’ın 2000 yılı Ekim ayı başından 2005 yılı Temmuz ayına kadar PKK terör örgütü içinde bulunup siyasi ve askeri eğitim aldığını, örgütte kaldığı süre içinde herhangi bir silahlı eyleme katılmadığını, 2005 yılı Haziran ayında bir kısım örgüt mensubu ile birlikte yurda giriş yaptığını, ardından örgütten kaçarak 15.07.2005 tarihinde Ağrı Komando Birliği’ne teslim olduğunu kabul ederek terör örgütü üyesi olmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2,

62 ve 53. maddeleri ile 3713 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna hükmetmiş, PKK terör örgütünün niteliği ve eylemleri dikkate alınarak sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 221. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar vermiştir.

Sanık müdafiinin başvuruda bulunmaması, sanığın temyiz başvurusunun da süre yönünden reddedilmesi üzerine kesinleşen bu hükme karşı Adalet Bakanlığı, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suça katılmayan ve kendiliğinden güvenlik kuvvetlerine teslim olan sanık hakkında TCK’nın 221/2. madde ve fıkrası uyarınca ceza verilemeyeceğini belirterek kanun yararına bozma başvurusunda bulunmuştur.

Türk Ceza Kanunu’nun somut olayımızı ilgilendiren 221. maddesinin 2. fıkrasında; “Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz” denilmiştir. Bu düzenlemeye göre, örgüt üyesi hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi bakımından iki koşul aranmaktadır.

Koşullardan ilki: örgüt üyesi failin örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine katılmaması,

İkincisi ise: gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesidir.

Bunlardan birinci koşulun gerçekleştiğinin saptanması için, örgüt üyesi suçlu hakkında örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine katıldığı iddiasıyla dava açılıp açılmadığının, açılmışsa sonucunun araştırılması gerekir. Böyle bir dava çoğu kez örgüt üyeliği suçuna ilişkin davanın görüldüğü mahkemeye, bazen de başka mahkemelere açılabilir. Başka mahkemede açılan dava kesinleşmiş mahkumiyet hükmü ile sonuçlanmış olmalıdır. Aynı mahkemede örgüt üyeliği suçuyla birlikte görülen davalarda ise, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan dolayı mahkumiyet hükmü kurulması yeterli görülmeli ve bu durumda ilk koşulun gerçekleşmediği sonucuna varılmalıdır.

Nitekim benzer koşula Türk Ceza Kanunu’nun başka bazı maddelerinde de yer verilmiştir. Örneğin; 50. maddenin 7. fıkrasında, “hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi” halinde, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği belirtilmektedir. Görüleceği üzere bu düzenlemede erteli cezanın çektirilmesine karar verilirken, denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan verilen bir mahkumiyet hükmünün bulunması şartı aranmaktadır. Kuşkusuz, bu hükmün kesinleşmiş olması gerekir.

Somut olayda, terör örgütüne üye olduğunda kuşku bulunmayan ve kendiliğinden örgütten ayrılıp güvenlik güçlerine rızasıyla teslim olduğu belirlenen hükümlünün örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlara katıldığı hususunda herhangi bir mahkeme tarafından verilip kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmamaktadır. Yine, örgüt üyeliği suçundan yargılama yapan mahkemeye, hükümlünün örgütün faaliyeti çerçevesinde başkaca suçlar işlediği iddiasıyla bir dava da açılmamıştır. Bu durumda hükümlü yönünden TCK’nın 221/2. madde ve fıkrasında öngörülen koşullardan her ikisinin birden gerçekleşmesi karşısında,

gönüllü vazgeçme nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. O nedenle, isabetli bulunan kanun yararına bozma isteminin kabulü ile yerel mahkeme hükmü bu yönden bozulmalıdır. 10.03.2010

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2009/17080, K. 2010/2896, 10 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2009/17080
Karar No
2010/2896
Tarih
10 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/17081 K.2010/2902
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/17094 K.2010/2971
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/17095 K.2010/3718
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/17097 K.2010/3719
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/17100 K.2010/3720
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/17101 K.2010/3721

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.