KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2009/3647 E., 2011/2112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Terör örgütü adına suç işleme
- Hüküm
- Tüm sanıklar hakkında; 5237 sayılı TCK'nun 220/6 ve 314/3 maddesi delaletiyle 314/2, 62/1, 53/1-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5.maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanıklar ... ve ... hakkında, terör örgütü ve elebaşısı lehine sloganlar atma, kamu ve özel binalar ile araçlarına zarar verme ve kolluk kuvveti mensuplarını yaralama eylemlerini gerçekleştiren grup içinde yüzlerini bezlerle kapayarak yer almalarına ilişkin eylemleri nedeniyle zamanaşımı süresi içerisinde dava açılması mümkün görülmüştür.
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
TCK'nın 314. maddesinin 3. fıkrası; "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler bu suç açısından aynen uygulanır." Anılan Kanunun 220. maddesinin 6. fıkrası; "örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır." 4. fıkrası ise; "örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur" hükmünü taşımaktadır. Anılan Kanun maddelerinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında söz konusu yasal düzenlemelerin 5237 sayılı TCK'nın örgütlü suçlar yönünden benimsediği ceza siyaseti bakımından fikri içtima ve bileşik suçun bir istisnasını oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Bu ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; Sanık ...’ın silahlı terör örgütünün amacı doğrultusunda ve yaptığı eylem çağrısı üzerine organize edilip 28.03.2006 tarihinde gerçekleştirilen korsan gösteriye katılarak slogan atıp örgütün propagandasını yapmak suretiyle, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 gün ve 2007/9–282 Esas, 2008/44 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere silahlı örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve örgüt propagandası yapma suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan hükme gelince;
Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 gün ve 2007/9–282 Esas, 2008/44 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 2911 sayılı Kanuna aykırılık suçu nedeniyle açılan davanın, örgüt adına suç işleme suçunun tek kanıtını ve dayanağını oluşturduğu dikkate alınıp; ayrılan bu davanın sonucu araştırılarak sonuçlanmamış olması halinde aralarındaki zorunlu irtibat nedeniyle birleştirilmesi, sonuçlanmış olması halinde kesinleşmiş hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde getirtilip dosyaya konulması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2009/3647, K. 2011/2112, 6 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama