KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2010/11529 E., 2010/9705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne yardım
- Hüküm
- TCK’nın 314/3. ve 220/6. maddeleri yollaması ile
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
TCK’nın 314/2, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kaleşnikof tüfeklere ait şarjör kılıflarının, silahlı terör örgütüne götürüldüğüne ilişkin olarak isimsiz telefon ihbarı dışında somut, cezalandırmaya yeterli ve her türlü kuşkudan uzak başkaca kanıt bulunmaması karşısında, köy korucusu olan ve sözü edilen şarjör kılıflarını gelir elde etmek için köy korucularına satmak üzere satın aldığını belirten sanık ...'nın aksi kanıtlanamayan bu savunmasına itibarla her iki sanığın da beraatına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sanıkların tutukluluk hallerinin KALDIRILMASINA, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değillerse derhal salıverilmeleri için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 29.09.2010 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Karşı oy: Dosya içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
25/07/2009 tarihinde saat 9:30 sıralarında Diyarbakır TEM Şube Müdürlüğüne yapılan telefon ihbarı üzerine sanıklar ihbarda belitilen yerde yakalanmışlar ve örgüt mensupları tarafından kullandığı belirtilen 150 adet Kaleşnikof şarjör kılıfı ele geçirilmiştir.
Soruşturma aşamasında birbirini hiç tanımadıklarını belirten sanıkların olaydan önce ve yakalandıkları gün birçok kez telefonda görüştükleri telefon kayıtlarının incelenmesi sonucu ortaya çıkmış ve haklarında takipsizlik kararı verilen ... ve ... ise aşamalardaki özü itibarıyla birbiriyle uyumlu beyanlarında özetle "İlçe Otagarına sanık ... misafiri ve eşyasının geleceğini" söylemişlerdir.
Sanıkların kimlikleri, yakalandıkları yer ve irtibatlı oldukları belirtilen kişilerin kimlikleri tümüyle ihbarı doğrular nitelikte olup, bunun bir tesadüf olduğuda söylenemez.
Bu itibarla, sanıkların silahlı terör örgütüne yardım ettikleri anlaşıldığından; mahkemenin, duruşmada ortaya konan delilleri vicdani kanaatine göre değerlendirip maddi olayın sübutu konusunda vardığı hükmün ve gösterdiği gerekçenin dosya kapsamı ile çelişmediği, sanıkların mahkumiyetine dair verilen hükmün bu nedenle onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun delil yetersizliğinden sanıkların beraatına karar verilmesi gerektiği görüşüne katılmıyoruz. 29.09.2010
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2010/11529, K. 2010/9705, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama