İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/229 K.2013/4447

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2012/229Karar2013/4447Tarih20 Mart 2013Okuma4 dk · 893 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2012/229 E., 2013/4447 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mart 2013
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Silahlı terör örgütüne yardım
Hüküm
Sanıklar hakkında; TCK'nın 314/son, 220/7. maddeleri delaletiyle 314/2, 62, 53, 63, 3713 sayılı Kanunun 5, CMK'nın 109/3-a maddeleri uyarınca mahkumiyet, adli kontrol uygulaması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

893 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

TCK'nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup, kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 85. maddesiyle TCK'nın 220/7. maddesinde yapılan değişiklik karşısında; sanıkların hukuki durumlarının yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 20.03.2013 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ile bozmada oybirliği bozma nedeninde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Sanıklar hakkında tanzim edilen iddianamede: PKK terör örgütünden kaçıp teslim olan bir örgüt mensubunun beyanları üzerine başlatılan soruşturma sonunda, dosya sanıklarının örgüt mensuplarına hayat idame malzemeleri temin ettikleri iddiaları ile kamu davası açılmıştır.

Yerel mahkeme sanıkların eylemlerini sabit görmüş ve cezalandırılmaları cihetine gitmiştir. Dosya temyizen Yüksek daire önüne gelmiş: Yüksek dairece mahkumiyet kararının sair yönlerine ilişkin itiraz reddedilmiş ancak hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 220/7'ye göre sanıkların hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Bu karara iştirak etmiyorum.

Şöyle ki:

Sanıkların müsnet fiilleri işledikleri suçun sübuta erdiği noktasında çoğunluk görüşüyle aramızda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık; Sanıkların müsnet fiili baskı ve tehdit altında işleyip işlemedikleri ve bu fiiller nedeniyle kusurlu bulunup bulunmadıkları noktasındadır.

Yeni TCK sisteminde tehdit ve korkutma kusurluluğu etkileyen haller başlığı altında düzenlemiş olup Eski TCK sisteminde manevi unsur karşılığı olan kast değerlendirilmesine ilişkin düzenlemeden ayrılmıştır. Bu cümleden olmak üzere sanıkların müsnet fiilleri kasten işledikleri konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık sanıkların kusurlu olup olmadığı hususundadır. Kusur suçun maddi manevi ve hukuki aykırılık unsurları tespit edildikten sonra failinin gerçekleşen bu haksızlıktan dolayı kınanabilir olup olmadığı noktasına ilişkindir. Yani Ceza sorumluluğu için suçun maddi ve manevi unsurları ile hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmesi yeterli olmayıp ayrıca fail hakkında bir kınama yargısının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

AY. 38'deki Ceza sorumluluğunun şahsi olması ve Evrensel hukukta “Kusursuz Ceza olmaz” ilkesi failin cezalandırılabilmesi için suçta kusurlu olmasını öngörmektedir.

Failin cezalandırılma sebebi; failin norma uygun davranması imkanı varken hukuka uygun hareket etmeyerek haksızlık içeren davranışı tercih etmesidir.

Kusurluluk failin kasten veya taksirle gerçekleştirdiği eylemlerde aranacaktır. Buna göre; Kusurluluk failin norma uygun davranışı yerine norma aykırı davranışı seçmesinden kaynaklanan subjektif tercihin muaheze edilmesidir. Fail tercih hakkını kötü kullandığı için cezalandırılmaktadır.

Bu durumda failin kusurluluğunun tespitinin gerekliliği öne çıkmaktadır.

Failin bir norma aykırı davranış sebebiyle kusurlu olup olmadığının tespiti somut dosyada uyuşmazlığı oluşturmaktadır.

Ceza Kanununun 2. kısım 2. bölümünde Ceza sorumluluğunu kaldıran ve azaltan haller başlığını taşımakta olup somut dosya bakımından geçerli olan TCK'nın 28. maddesine göre “ tehdit - korkutma” ceza sorumluluğunu kaldıran hallerdendir.

Tehdit; kişiye ileride bir saldırının, bir zararının, bir kötülüğün gerçekleşeceği beyanı ile korkutulmak ve belli bir davranışı yapması ve yapmaması istenmektedir. Kişi manevi cebir altındadır. Tehdit altındaki kişi fiili kasten işlemektedir. Hukuka aykırı fiilin, maddi ve manevi unsurlarını gerçekleşmektedir. Ancak kişi bu tercihlerini yaparken bir zorlamanın etkisi altında olduğu için bu tercihinden dolayı muaheze edilmemektedir.

Tehdit edilen kişi istediği şekilde davranma tercihinde bulunma imkan ve serbestine sahip bulunmadığı için kusuru da bulunmamaktadır.

Somut olayda ülkenin güneydoğusunda Kahramanmaraş ilinin Pazarcık ilçesine 17 km uzakta kırsal bir alanda yaşayan sanıklar yargılanmaktadır. Sanıkların ihlal ettikleri norm TCK'nın 220/7 de düzenlenen örgüte yardım suçudur.

Sanıkların bu normu kasten ihlal ettikleri tartışmasızdır.

Dosya kapsamına göre terör örgütü mensupları gece sayılan vakitte bahse konu köye girmiş ve önceden kendilerine yardımcı olabileceklerini düşündükleri sanıkların evlerine gelmişlerdir. Bir kısım suç teşkil etmeyen hayat idame malzemelerini satın alıp kendilerine getirmelerini istemişlerdir. Sanıklar tarafından temin edilen bu malzemeler yine ertesi gece ve daha sonra gece sayılan vakitte tekrar evlerine gelen örgüt mensuplarına teslim edilmiştir.

Sanıklar tüm aşamalarda maddi olayı inkar cihetine gitmeyerek savunmalarında ve temyiz dilekçelerinde örgüt mensuplarının kendilerini tehdit ettiklerini, vaki bu tehdit sebebiyle kırsal alanda yaşamaları, güvenlik probleminin olması evlerinin ve kimlik bilgilerinin örgüt mensuplarınca bilinmesi yine ilçe kırsalında faal örgüt mensuplarından silahlı varlıkları sebebiyle gerek kendi gerekse aileleri açısından zarar geleceği endişesi ile yardım ettikleri korku nedeniyle ihbar edemediklerini beyan etmişlerdir.

Yıllardan beri PKK terör örgütü mensupları kırsal alanda faliyet göstermekte ve kendilerine müzahir olmayan bölge halkına ağır şiddet ve tehdit uyguladığı bilinen bir gerçektir. Sanıkların yaşadığı Pazarcık kırsalında da örgüt faaldir ve zaman zaman eylem yapmaktadır. Örgüt kurulduğundan bu yana bölgede binlerce sivil vatandaşı katletmiştir.

Örgütün katlettiği insanların bir kısmını örgüte en azından sempatizan olduğu da gözardı edilemez. Örgütün kendi mensuplarını bile öldürdüğü bir gerçekken sempatizan kabul edilen sanıkların yardım etmemeleri durumunda zarar görmeyeceği iddia edilemez.

Örgütün bölge halkı üzerinde büyük bir korkutucu güce sahip olduğu her türlü şüpheden uzaktır. Sanıkların yaşadığı yer kırsal alan olup ilçe merkezine uzak ve karakol bulunmamaktadır. Gece vakti silahlı insanlar sanıkların evine gelmiş bizzatihi tehdit ettikleri kabul edilmese bile silah, üniforma örgütün adı ve korkutucu gücü değerlendirildiğinde devletin bile mücadelede zaman zaman zorlandığı örgüt mensuplarının taleplerine sanıkların karşı çıkabilmesi, farklı bir tercihte bulunabilmesi mümkün değildir. Sanıkların korkuları, yaşadıkları çevre ve hayat tecrübeleri değerlendirildiğinde makul ve makbuldür.

Hal böyle olunca sanıkların müsnet fiilleri örgütün manevi zorlaması, baskı ve tehdidi ile korkusu altında gerçekleştirdikleri, kusurluluğu gerektirecek bir tercihlerin bulunmadığı ve muaheze edilemeyeceği kanaati ile sanıklar hakkında CMK 223/3-b maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum. 20.03.2013

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2012/229, K. 2013/4447, 20 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2012/229
Karar No
2013/4447
Tarih
20 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/230 K.2013/7035
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/230 K.2013/5362
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/230 K.2013/8301
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/236 K.2013/8311
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/238 K.2013/8303
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/239 K.2013/4619

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.