KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2012/2322 E., 2013/5263 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme, hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
- Hüküm
- 1- TCK'nın 152/1-a, 31/3, 62/1, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet, 5395 sayılı Kanunun 5/1-b maddesi uyarınca eğitim tedbiri uygulanmasına
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
2- TCK'nın 142/1-b, 145/1, 35/1-2, 31/3, 62/1, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet (660 TL Adli para cezası) 5395 sayılı Kanunun 5/1-b. maddesi uyarınca eğitim tedbiri uygulanmasına 3- İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan; Beraat Temyiz edenler : Sanık müdafii, katılan vekili
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1-(b) maddesi uyarınca tedbire de hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, hükmün temyiz kabiliyetinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11. maddesinin birinci fıkrası uyarınca aynı Kanunun 5. maddesinde düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar hakkında uygulanabileceği gözetilmeden, ceza sorumluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık hakkında anılan Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının b bendi uyarınca tedbire hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından 5395 sayılı Kanunun 5. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.04.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Çocuk Koruma Kanununun 1. maddesinde "Kanunun amacı korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlenmektedir," denilmek sureti ile tedbirler açısından çocukların suça sürüklenip sürüklenmediği konusunda ayrım yapılmadığı, aynı Kanunun 5. maddesinde ise koruyucu ve destekleyici tedbirlerin neler olduğu düzenlenmiştir. Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk ... Cambaz hakkında, alınan sosyal inceleme raporuna göre uzman tarafından önerilen ve mahkemece de uygun bulunarak verilmiş olan eğitim tedbirlerinin Kanunun 5. maddesi kapsamında olduğunun tartışmasız olduğu açıktır.
Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 8. maddesinin 3. fıkrasında "hakkında kovuşturma başlatılmış çocuklar için koruyucu ve destekleyici tedbir kararı kovuşturmanın yapıldığı mahkemece alınır." denmekte yerel mahkemece de kendisine açılmış bulunan bir kamu davasında, verilen adli para cezası dışında ayrıca yönetmeliğe uygun şekilde koruyucu ve destekleyici tedbir kararları verilmiş bulunmaktadır.
Çocuk Koruma Kanununun 11. maddesinde "Bu kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır," denmesine karşın, mahkemece suça sürüklenen çocuklar bakımından, işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamama veya bu fiille ilgili davranışlarının yönlendirme yeteneğinin azalmış olması nedeni ile,
suça sürüklenen çocuklar bakımından verilen ve kanuna aykırı şekilde ertelenen adli para cezasının yerine uygulanan bir tedbir kararı olmadığı aksine alınan sosyal inceleme raporuna göre korunma ihtiyaçları olduğu tespit edilen çocuklar için söz konusu koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının verilmiş olduğu,
mahkemece bu şekilde korucuyu ve destekleyici tedbir kararının verilemeyeceğinin kabulü halinde, suça sürüklenen, algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği olan korunmaya muhtaç çocuklar yönünden Kanunun 5. maddesinde düzenlenen "danışmanlık eğitim, sağlık, barınma ve veliye teslim" gibi yasa koyucunun çocuğu, "esenliğinin" güvence altına alınması ilkesine aykırı olacağı,
bu tedbir kararlarının suça sürüklenen çocukların özgürlüğünü kısıtlayıcı "güvenlik tedbirleri" olarak algılamayacağı için hükmün bu yönden temyizine imkan vermeyeceği ancak Çocuk Koruma Kanununun 14. maddesine göre itiraza tabi olarak kabul edilebileceği görüşü ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 04.04.2013
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2012/2322, K. 2013/5263, 4 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama