İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/11657 K.2014/2793

Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Aralarındaki ticari ilişkiye istinaden kendi rızasıyla katılana verdiği çekin çalındığı iddiasıyla herhangi bir isim vermemekle birlikte tahsil için ibrazı halinde katılan hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılacağını…

Esas2013/11657Karar2014/2793Tarih13 Mart 2014Okuma6 dk · 1.244 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2013/11657 E., 2014/2793 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2014
Tebliğname No
9 - 2012/131913
Mahkemesi
Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi
07.03.2012
Numarası
2011/286 - 2012/218
Suç
Suç uydurma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.244 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Aralarındaki ticari ilişkiye istinaden kendi rızasıyla katılana verdiği çekin çalındığı iddiasıyla herhangi bir isim vermemekle birlikte tahsil için ibrazı halinde katılan hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılacağını bilerek şikayetçi olan sanığın eyleminin, TCK'nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 13.03.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanığın ticari ilişki nedeniyle ciro ederek müşteriye verdiği 8000 TL bedelli çekin aracından çalındığına dair Cumhuriyet Başsavcılığına herhangi bir isim belirtmeden şikayette bulunması şeklinde gerçekleşen olayda; sayın çoğunluk ile aramızdaki hukuki uyuşmazlık, sanığın eyleminin yerel mahkemenin kabul ettiği gibi suç uydurma suçunu mu yoksa iftira suçunu mu oluşturduğuna ilişkindir.

Dairemizin ilamının yazım şeklinden anlaşıldığı gibi, sayın çoğunluğun görüşü bir ticari ilişki nedeniyle kendi rızasıyla katılana verilen çekin ya da senedin çalıntı olduğunu iddia ederek yetkili makamlara yapılan ihbar ve şikayet üzerine, bu ihbar ve şikayette belli bir isim belirtilmemiş olsa bile, yani mağdura karşı herhangi bir isnatta bulunulmamış olsa bile iftira suçunun oluşacağı yönündedir.

Sayın çoğunluğa göre çek ve senet bankaya ibraz edildiğinde, ibraz eden çek ve senet hamilinin bir soruşturma geçirmesi sözkonusu olabilmekte ve ibraz halinde çeki veya senedi çaldığı iddia edilen kişi belirlenebilir hale gelmekte, dolayısıyla çeki senedi ibraz eden kişi hakkında isnatta bulunulmuş olmaktadır. Yani şikayetçi, çeki ibraz eden kişinin soruşturma geçireceğini bilmekte, öngörmekte dolayısıyla bunun sonucuna katlanması gerekmektedir.

Çeki çalınmadığı halde çekinin çalındığını iddia eden kişinin isnadının belirlenebillir olduğundan hareketle bu sonuca varılmaktadır. Kanaatim ise bu şekilde gerçekleşen olaylarda hukuki meselenin çözümünün isnadın belirlenebilir olmasına göre değil failin kastına göre çözümlenmesi gerektiğidir.

Eğer fail çeki çalınmadığı halde çekin çalındığı iddiasıyla yetkili makamlara başvurarak çekin hamili hakkında ya da belli bir isim belirterek şikayetçi olursa iftira suçu; herhangi bir kimse hakkında şikayetçi olmadan sadece çekinin çalındığı iddasıyla yetkili makamlara ihbar ve şikayette bulunursa suç uydurma suçu oluşacaktır.

Şayet yetkili makamlara ihbar ve şikayette bulunmadan, çekin çalındığı veya kaybolduğu iddiasıyla hukuk mahkemelerinde dava açarsa o zaman da bu kişinin eylemi Anayasamızın 36. maddesiyle güvence altına alınan hak arama hürriyeti kapsamında kaldığından herhangi bir suç teşkil etmeyecektir.

Problemin çözümü, iftira suçu ile suç uydurmanın arasındaki farkların iyi belirlenmesine, her iki suçun ayrımının net bir şekilde yapılmasına bağlıdır.

İftira suçu belli bir kimseye soruşturma ve kovuşturma geçirmesini sağlamak maksadıyla yetkili makamlara ihbar ve şikayette bulunarak ya da basın yoluyla hukuka aykırı bir fiil isnat edilerek işlenebilirken, suç uydurma ise yetkili makamlara işlenmediğini bildiği bir suçu işlenmiş gibi ihbar ederek ya da bir suçun delil ve emarelerini soruşturma yapılabilecek biçimde uydurarak işlenmektedir.

Yani iftira ile suç uydurma arasındaki en önemli fark iftira suçunda belli bir kimseye isnatta bulunulmasıdır. Belli bir kimseye isnatta bulunulmuş ise iftira, bulunulmamış ise suç uydurma sözkonusudur. Belli kişiye isnatta bulunma halinde sanığın kastı da önem taşımaktadır. İftira suçu özel kasıtla işlenebilirken suç uydurmada genel kasıt yeterli olmaktadır.

Suçun manevi unsuru olan kast açısından meseleyi biraz daha açmak gerekirse, iftira suçu madde metninde ve gerekçede açıkça belirtildiği gibi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla bir kimse hakkında hukuka aykırı fiil isnat edilerek işlenebilmektedir. O nedenle iftira suçu ancak doğrudan kasıtla işlenebilir, olası kasıtla işlenemez.

Failde kastın ötesinde belirtilen amacın, yani soruşturma ve kovuşturma yapılmasını sağlamanın, kısacası özel kastın varlığı gereklidir. Failde özel kasıt yoksa ya da olası kasıtla hareket edilmişse, soruşturma geçirirse geçirsin şeklinde bir düşünce mevcutsa, iftira suçunun oluştuğundan söz edilemeyecektir. O nedenle sayın çoğunluğun bir anlamda olası kasıtla iftira suçunun işlenebileceğini kabul eden görüşlerine katılmak mümkün değildir.

Ayrıca doğrudan kast bilmenin yanında istemeyi de gerektirir. Somut olayda; failde özel kastın bulunmadığına, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2009/250 sayılı dosyası ile çek üzerinde tedbir kararı konulması bir delildir. Failin asıl amacı katılanın soruşturma geçirmesini sağlamak değil çekin ödenmemesini sağlamaktır. Somut olayda da sanığın ticari ilişki nedeni ile çeki verdiği katılan değil 3. bir kişi çeki bankaya ibraz etmiştir.

Bu durumda hukuka aykırı fiil isnat edilen kişi belirlenebilir olmaktan çıktığından, ayrıca çeki ibraz eden 3. kişiyi sanık tanımadığından ve bu kişi hakkında soruşturma geçirmesini sağlama amacı var denemeyeceğinden iftira suçunun manevi unsuru oluşmamıştır.

Gerçekte ticari ilişki nedeniyle verilen çek veya senedin çalındığına dair isim belirtmeden yapılan şikayetlerde, hukuka aykırı fiil isnat edilen mağdurun belirlenebilir olduğunun kabulünde şu problemler ortaya çıkabilmektedir. Bilindiği gibi çek ve senetler ticari hayatta tedavüldeki para gibi kabul edildiklerinden, ciro edilerek başka kişilere verilip el değiştirebilmektedir.

Diyelim ki, bir çek ve senet on kişi tarafında ciro edildiğinde, çek ve senedin son hamili belgeyi tahsil için bankaya ibraz ettiğinde, isim belirtmeden şikayette bulunan borçlu belki de hiç tanımadığı hamil ve aradaki cirantalar hakkında iftira suçunu işlemiş mi olacaktır.

Bunun yanısıra bu on kişi hakkında iftira suçu işlediği kabul edilirse mağdur sayısınca iftira suçu mu oluşacak ya da birden fazla kişi hakkında tek bir dilekçe ile iftirada bulunduğu için hakkında verilecek ceza zincirleme suç hükümlerine göre arttırılarak mı uygulanacaktır. Bu sorulara olumlu cevap vermek mümkün değildir. Çünkü kişi ancak tanıdığı kimselere iftira eder. Tanımadığı kişilere karşı iftira suçunun işlenebileceğinin kabulü bizi objektif sorumluluğa götürür.

Hukuka aykırı fiil isnat edilen mağdurun belirlenebilir olması ancak failde iftira özel kastının varlığı halinde söz konusu olabilir. Failde mağdurun soruşturma ve kovuşturma geçirmesi amacı olmadan, belge üzerinde imzası bulunan kişiler hakkında isnatta bulunulduğunun kabulü olası kasıtla iftira suçunun işlenebileceği kabul etmek anlamına gelir ki bu fikre katılmak mümkün değildir.

Bunun yanısıra bir de Dairemizin uygulamasına değinmek gerekmektedir ki; o da, genellikle karşımıza gelen trafikte üzerine kayıtlı aracı haricen sattıktan sonra aracın devrinin üzerine alınmaması nedeniyle vergi borçlarından sorumluluk doğduğu için karakola gerçekte çalınmadığı halde aracı çalınmış gibi isim belirtmeden şikayette bulunanlar hakkında suç uydurmadan verilen mahkumiyet kararlarının Dairemiz tarafından onanmasıdır.

Bu tip olaylarda da fail isim belirtmeden şikayetçi olmakta, aracı en son kullanan kişi yada failin aracı haricen sattığı kişi araç yakalanınca belirlenebilmektedir. Fail aracı kullanırken yakalanankişi hakkında hırsızlık suçundan soruşturma yapılacağını bilmektedir. Failin amacı ise aracın trafikte devrinin yapılması, noterden satışının yapılmasıdır; aracı haricen satın alan, aracı son kullanan hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılması değildir.

O nedenle benzer olaylarda farklı sonuçlara varmamak çelişir duruma düşmemek için, somut olayda da iftira yerine suç uydurma suçunun oluştuğunun kabulü daha uygun olacaktır.

Sonuç itibariyle, iftira suçu doğrudan kasıtla işlenebilen, olası kasıtla işlenemeyen, belli bir kimseye hukuka aykırı fiil isnat edilmesini gerektiren, suçun failinde hukuka aykırı fiil isnat edilen mağdur hakkında soruşturma geçirmesi amacı bulunması gereken, kısacası özel kasıtla işlenebilen bir suçtur. Sanığın mağdur hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılacağını bilmesi yeterli olmayıp soruşturma ve kovuşturma yapılması maksadıyla şikayette bulunması gerekir.

Şikayet dilekçesinde isim belirtmeden, başka deyişle belli mağdur hakkında isnatta bulunulmadan yapılan şikayetlerde failde özel kastın bulunduğundan söz edilemez. Mağdurun belirlenebilir olması da ancak özel kastın varlığı halinde söz konusu olabilir.

Hukuka aykırı fiil isnat edilen mağdurun failin iradesi dışında örneğin soruşturmayı yapacak olan Cumhuriyet savcısının iradesi ve yorumu ile belirlenmesi ya da failin tanımadığı dilekçesinde bahsetmediği kişiler hakkında da isnatta bulunulduğu sonucuna varılması durumunda, iftira özel kastının bulunmadığından ve mağdurun belirlenebilir olmadığından dolayı iftira suçunun oluşmadığı sonucuna varılmalıdır.

Bu bilgilere göre somut olay değerlendirildiğinde; sanığın ticari ilişki nedeniyle verdiği çekin çalındığı iddiasıyla şikayetçi olmasında dilekçesinde isim belirtmediğinden belli bir kimseye karşı isnatta bulunduğu kabul edilemeyeceğinden ve iftira özel kastı bulunmadığından iftira suçunun oluşmayacağı, ancak gerçekte çekin çalınmamış olması nedeniyle çalındı diye ihbar ve şikayette bulunduğu için suç uydurma suçunun oluşacağı, yerel mahkemenin kararının doğru olduğu, onanması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun iftira suçunun oluştuğuna, suç vasfının yanlış belirlendiğine ilişkin görüşlerine katılmıyorum. 13.03.2014

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/11657, K. 2014/2793, 13 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2013/11657
Karar No
2014/2793
Tarih
13 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/11658 K.2014/5274
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/11658 K.2014/2682
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/11659 K.2014/3138
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/11659 K.2014/5984
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/11660 K.2014/3120
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/11661 K.2014/3257

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.