İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/2309 K.2013/9851

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla…

Esas2013/2309Karar2013/9851Tarih25 Haziran 2013Okuma5 dk · 1.022 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2013/2309 E., 2013/9851 K.

Karar tarihi
25 Haziran 2013
İtiraz Eden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Edilen Daire Kararı
09.01.2013 tarih ve 2012/9457 – 2013/360 sayılı düşme kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı
Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2010 tarih 2007/1277-2010/738 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm
765 sayılı TCK'nın 343/2 ve 59. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Suç
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.022 kelime·5 dk okuma

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık hakkında “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükmü sanık tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 09.01.2013 tarih ve 2012/9457 – 2013/360 sayılı düşme kararı ile;

“Sanığa atılı kimliği hususunda yalan beyanda bulunmak suçu için 765 sayılı TCK'nın 343/2. maddesinde öngörülen cezanın süresi itibariyle, anılan Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen zamanaşımının suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın 322. maddesine istinaden sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE” karar vermiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 05.03.2013 tarihli itiraz dilekçesinde;

“13/04/2005 tarihinde gerçekleştirilen bir operasyon sonucu, sanık olarak ..., ... ve ... ... isimli şahısların eroin maddesi ile birlikte ele geçirildiği, sanık ...'ın yakalandığı sırada üzerinde kimlik belgesinin bulunmaması nedeniyle, 13.04.2005 tarihinde Beylikdüzü İlçe Jandarma Komutanlığında vermiş olduğu ifadesinde ... ... isimli şahsa ait kimlik bilgilerini verdiği,

14.04.2005 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde de bu kimlik bilgilerini tekrar ettiği, 24/05/2005 gün ve 2005/885 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında ... ...'ya ait kimlik bilgileri ile ayrıca ... ... ve ... ... isimli şahıslar hakkında teşekkül halinde eroin ticareti yapmak suçundan dolayı iddianame düzenlendiği, sanığın gerçek ... ...'ya ait kimlik bilgilerini kendisininmiş gibi mahkemede de 16.08.2005 tarihli duruşmada kullandığı, ... ... kimliği ile İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/128 esas sayılı dosyasında yargılanarak, 11.04.2006 tarihinde mahkumiyetine karar verildiği,

verilen kararı önce 18.04.2006 tarihinde temyiz eden sanık müdafiinin 02.05.2006 tarihli temyizden vazgeçme dilekçesi ile temyizden vazgeçerek kararın kesinleştiği ve sanığın ... ... kimliği ile bu cezasını Kocaeli 1 Nolu F Tipi Kapalı cezaevinde çektiği sırada gerçek ... ...'nın, kendisine adli para cezasının ödenmesine ilişkin tebliğatın gitmesi üzerine olaydan haberdar olduğu ve 16/04/2007 tarihinde kararı veren İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müracaat ettiği, yapılan araştırma sonucunda uyuşturucu ticareti suçunu işleyen gerçek kişinin ... ... değil, ... olduğunun anlaşılması karşısında,

yargılamanın yenilenmesi talebi ile 05.06.2007 tarihli iddianame ile mağdur ... ... hakkında beraat, gerçek sanık ...'ın da TCK'nın 188/3-4, 53, 63. maddelerinden cezalandırılması talep edilmiştir.

Sanık ... hakkında da 20.07.2007 tarihli iddianame ile 5237 sayılı TCK'nın 268, 267, 53. maddelerinden cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır. İddianame başlığında 13.04.2005 tarihi suç tarihi olarak yazılmış ise de, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suçu, TCK'nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunun özel bir işleniş biçimi olduğu kabul edildiğinden, suç tarihi temadinin kesildiği, gerçek kişinin bu eylemi öğrendiği ve zarar gördüğü tarihtir. Dosya kapsamı itibariyle mağdur olan gerçek kişiye adli para cezasının ödenmesine ilişkin bildirimin ne zaman yapıldığı anlaşılamamakta ise de, mağdur gerçek kişinin İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine hitaben yazmış olduğu dilekçe ile 16.04.2007 tarihinde öğrendiği kabul edilmelidir.

Yukarıdaki bilgiler doğrultusunda somut olayı değerlendirecek olursak;

Hakkındaki soruşturma ve kovuşturmayı önlemek amacıyla mağdur ... ...'nın kimlik bilgilerini 13/04/2005 tarihinde emniyetteki beyanında kullanan sanığın, savcılık ve mahkeme aşamasında da aynı kişiye ait kimlik bilgilerini kullandığı, eylemin mütemadi olarak devam ettiği, sanık ...'ın mağdur ... ...'ya ait kimlik bilgileri ile İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/128 esas sayılı dosyasında yargılanarak, 11.04.2006 tarihinde mahkumiyetine karar verildiği, kararın kesinleştiği ve sanığın ... ... kimliği ile bu cezasının infazına başlandığı, adli para cezasının ödenmesi amacıyla gerçek kişi ... ...'ya bildirimde bulunulması üzerine,

olaydan haberdar olduğu ve 16/04/2007 tarihinde kararı veren İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine müracaat ettiği olayda başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunun temadinin kesildiği tarih olan, mağdurun öğrenme tarihinde oluşacağı ve suç tarihinin 5237 sayılı TCK dönemine ait 16.04.2007 tarihi olduğu, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 268/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı ve dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla, esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, suç tarihinin 13.04.2005 olarak,

suçun ise 765 sayılı TCK'nın 343/2. maddesinde düzenlenen "yalan beyanda bulunmak" olduğunun kabulü ile 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen zamanaşımının suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiğinden bahisle hükmün bozulmasına ve sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu” belirterek Dairemiz düşme kararına karşı itirazda bulunmuştur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık suç tarihinin belirlenmesine ilişkindir. İtiraz, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;

Somut olayda; hakkındaki soruşturma ve kovuşturmayı önlemek amacıyla mağdur ... ...'nın kimlik bilgilerini 13.04.2005 tarihinde emniyetteki ifadesinde kullanan sanığın, 14.04.2005 tarihli savcılık ve sorgu beyanlarında ve mahkeme aşamasındaki 16.08.2005 tarihli savunmasında da aynı kişiye ait kimlik bilgilerini kullandığı, eylemin bu şekilde temadi ettiği, sanık ...'ın mağdur ... ...'ya ait kimlik bilgileri ile İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/128 esas sayılı dosyasında yargılanarak, 11.04.2006 tarihinde mahkumiyetine karar verildiği, kararın kesinleştiği ve sanığın ... ... kimliği ile bu cezasının infazına başlandığı,

adli para cezasının ödenmesi amacıyla mağdur ... ...'ya bildirimde bulunulması üzerine, olaydan haberdar olduğu ve 16.04.2007 tarihinde kararı veren İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine müracaat ettiği, olayda başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçuna ilişkin suç tarihinin, sanığın ... ...'ya ait kimlik bilgilerini aktif olarak kullandığı, diğer bir anlatımla icrai hareketlerin son bulduğu ve temadinin kesildiği tarih olan 16.08.2005 olduğu,

buna göre eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 268/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı ve dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı bu gerekçeyle yerinde görülerek kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

1- Dairemizin itiraz edilen düşme kararının kaldırılmasına,

2- Sanığın temyizinin incelenmesinde;

Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Hakkındaki soruşturma ve kovuşturmayı önlemek amacıyla, yargılandığı İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/128 esas sayılı dosyasının 16.08.2005 tarihli duruşmasında mağdur ... ...'nın kimlik bilgilerini son kez kullanan sanığın kanıtlanan eylemi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 268/1. maddesi yollamasıyla anılan Kanunun 267. maddesi uyarınca mahkumiyeti yerine, yazılı biçimde suç tarihinde yürürlükte olmayan 765 sayılı TCK'nın 343/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında tayin olunan sonuç cezanın miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/2309, K. 2013/9851, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2013/2309
Karar No
2013/9851
Tarih
25 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/2309 K.2013/10154
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/2309 K.2013/6441
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/2310 K.2013/18736
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/2310 K.2013/6444
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/2312 K.2013/3768
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/2312 K.2013/6832

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.