İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/2502 K.2014/9528

Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “10.05.2010” yerine “08.05.2010” yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin…

Esas2014/2502Karar2014/9528Tarih24 Eylül 2014Okuma5 dk · 938 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2014/2502 E., 2014/9528 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2014
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
İftira
Hüküm
TCK'nın 267/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

938 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “10.05.2010” yerine “08.05.2010” yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.09.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanığın takasla galericiye onun da mağdura sattığı aracı geri almak için, gerçekte çalınmadığı halde evinin önünden çalındığına dair herhangi bir kişi ismi belirtmeden ve bir kişiye isnatta bulunmadan ihbar ve şikayette bulunmaktan ibaret eyleminin, iftira suçunu oluşturmayıp suç uydurma niteliğinde olduğu düşüncesiyle, sayın çoğunluğun hükmün onanmasına ilişkin görüşlerine katılmıyorum.

Şöyle ki; iftira suçu soruşturma ve kovuşturma geçirilmesini ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla mağdur hakkında yetkili makamlara ihbar ya da şikayette bulunarak işlenmelidir. İftira suçunun failinde mağdurun soruşturma veya kovuşturma geçirmesini ya da mağdur hakkında idari bir yaptırım uygulanmasını sağlama amacının bulunması gerekir. Başka bir deyişle bu amaç ya da özel kasıt olmadan iftira suçu oluşmaz. Somut olayda sanıkta mağdur hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılması amacı yoktur.

İftira suçu şekli bir suç değildir. Yapılan her şikayette bu şikayetin sonucu olarak bir kişi hakkında soruşturma işlemi yapılırsa mutlaka iftira suçu oluşur sonucuna varılamaz. Önemli olan sanığın şikayette bulunur iken belli bir kişiye isnatta bulunup bulunmadığıdır. Belli bir kişiye isnatta bulunulduğunun tespiti mağdurun soruşturma geçirmesi amacıyla sanığın hareket ettiğinin anlaşılması ile mümkündür. Bunu anlamak için ise sanıktaki özel kastın varlığına bakmak gerekir.

Sanığın özel kastı var ise veya mağdurun soruşturma veya kovuşturma geçirmesini sağlamak amacıyla hareket etmişse iftira suçundan cezalandırılabilir. Sanıktaki amacın varlığı ancak şikayetinde bir isim belirtmesi veya sanık konumunda bulunan kişiye karşı kesin bir yargı içeren bir isnatta bulunması halinde söz konusudur.

Yoksa soruşturma makamları tarafından belirlenen kişilere karşı "bu yapmış olabilir" ya da "muhtemelen bu kişi yapmıştır" gibi kesin bir yargı ve isnat içermeyen beyanlar hukuka aykırı fiil isnadı olarak kabul edilemez.

Aksi takdirde hiç tanımadığı bir kişinin sanık olması halinde sanıkta soruşturma ve kovuşturma geçirmesini sağlama amacının varlığını peşinen kabul ederek iftiradan cezalandırmak gerekir ki, o zaman iftira suçunun olası kasıtla işlenebileceğini kabul etmiş oluruz. Oysa iftira suçu doğrudan kasıtla işlenebilir. Olası kasıtla işlenemez.

Sanığın şikayette bulunurken mağdurun sanık yapılacağını bilmesi de sonucu değiştirmez. Çünkü sanık mağdur hakkında bir şikayette bulunmayarak mağdurun soruşturma ve kovuşturma geçirmesini sağlamak istemediğini açıkça göstermektedir. Sanıkta mağdur hakkında soruşturma kovuşturma başlatılmasını sağlama amacı olsaydı bizzat mağdurun ismini vererek şikayette bulunurdu. Belli bir kişi ismi vermeden yapılan şikayetlerde soruşturma, kovuşturma başlatma amacı bulunmadığından iftira suçu gerçekleşmez.

İftira suçu ile suç uydurma suçunun birbirinden ayırmada kullanılan unsur belli bir kişiye karşı isnatta bulunulup bulunulmadığıdır. İftirada belli bir kişiye isnatta bulunulurken suç uydurmada belli bir kişiye isnatta bulunulmamakta, gerçekte işlenmediğini bildiği halde yetkili makamlara suç işlenmiş gibi ihbarda bulunulmaktadır. İftira suçu özel kasıtla işlenebilirken suç uydurma genel kasıtla işlenebilmektedir.

Şayet yerel mahkemenin kabul ettiği gibi sanığın gerçekte aracı çalınmadığı halde aracının çalındığına dair ihbarda bulunmasının ve şikayet sonucunda müştekinin aracı ile yakalanacağını ve hakkında soruşturma yapılacağını bilmesinin ve buna rağmen ihbarda bulunmasının iftira suçunu oluşturduğu kabul edilirse, suç uydurma ile iftira suçunu birbirinden ayırmak mümkün olmaz.

Ayrıca bu düşünce doğrudan kasıtla işlenebilen ve suçun failinde soruşturma ve kovuşturma başlatılması amacı bulunması gereken iftira suçunun olası kasıtla işlenebileceğini, suçun kanuni unsurları olmadan gerçekleşebileceğini kabul etmek anlamına gelir ki; bu kabul iftira suçunun kanuni düzenlemesine, suçun düzenlendiği maddenin gerekçesine ve yasa koyucunun amacına aykırıdır.

Somut olayda sanığın verdiği şikayet dilekçesi ile ifadelerinden, ifadelerin verildiği tarih ve veriliş şekline göre sanıkta mağdur hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılması amacının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sanığın amacı mağdur hakkında hırsızlıktan dava açılması değil, aracın adli makamlar aracılığı ile kendisine teslimini sağlamaktır.

Sanık, 10.05.2010 tarihli dilekçe ile aracının mağdurda olduğunu bildiği halde "... plakalı aracın 08.05.2010 günü evinin önünden çalındığını belirterek gereğinin yapılmasını" talep etmiş, 31.05.2010 tarihli Cumhuriyet Savcılığında mağdur olarak verdiği ifadede: "8 Mayıs 2010 sabahı uyandığında aracımın yerinde olmadığını gördüm. Aracım çalınmıştır.

Çalan şahıslardan şikayetçiyim." demiş, mağdur olarak verdiği 09.06.2010 tarihli kolluk ifadesinde "aracının evinin önünden çalındığını, kimin çaldığını bilmediğini, aracının arama kaydına alınarak bulunmasını ve tarafına teslimini" istemiş, aracın bulunduğu gün yine mağdur olarak verdiği 23.01.2012 tarihli ek ifadesinde "Bugün aracının bulunduğunu öğrendiğini, aracının 08.05.2010 günü çalındığını, ... isimli şahsı tanımadığını, bu şahsın kendi aracında yakalandığını, MUHTEMELEN bu şahsın çaldığını, ARACINI ÇALAN ŞAYET ENVER DALBİTEN İSİMLİ ŞAHISSA kendisinden davacı olduğunu" beyan etmiştir.

Sanık kolluktaki ilk ve savcılıktaki ifadelerinde müştekinin isminden bahsetmemekte, aracın bulunduğu günkü ifadesinde yalanını devam ettirebilmek adına "muhtemelen bu şahıs çalmıştır" demekte, belli bir kişiye kesin bir yargı içeren isnatta bulunmamaktadır. Muhtemelen ifadesi ancak olursa olsun şeklinde bir kabullenme anlamına gelebilen ve sanığın olası kastla hareket ettiği şeklinde yorumlanabilen bir ifadedir.

Sonraki savcılık ifadesinde müştekinin isminden bahsetmemesi de sanıkta mağdur hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılması amacının bulunmadığını göstermektedir.

Olası kasıtla iftira suçunun işlenememesi, aracın geri alınması maksadıyla isim belirtmeden şikayette bulunulması, bu nedenle iftira suçunun unsurlarının oluşmaması karşısında, sanığın takas ettiği aracının çalındığına dair belli bir kişiye isnatta bulunmadan ihbar ve şikayette bulunmasının suç uydurma suçunu oluşturduğu,

hükmün suç vasfında yanılgı nedeniyle bozulması gerektiği, yerel mahkemenin sanığın şikayet sonucu müştekinin araçla yakalanacağını ve hakkında soruşturma yapılacağını bilmesine rağmen çalıntı ihbarında bulunmasının iftira suçunu oluşturduğuna dair gerekçe ve kabulünün olası kasıtla iftira suçunun oluşabileceğini kabul etmek anlamına geleceği, oysa iftira suçunun olası kasıtla işlenemeyeceği, bu durumda sattığı aracın devrini sağlamak için aracı çalınmadığı halde çalındı ihbarında bulunan her kişiyi suç uydurma yerine iftira suçundan cezalandırmak gerekeceği, oysa iftira suçu için belli bir kişiye isnatta bulunulması gerektiği,

belli bir kişiye isnatta bulunulmadan yapılan ihbar ve şikayetlerde suç uydurma suçunun oluşacağı kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun eylemin iftira suçunu oluşturduğundan hükmün onanmasına ilişkin görüşlerine katılmıyorum. 24.09.2014

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2014/2502, K. 2014/9528, 24 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2014/2502
Karar No
2014/9528
Tarih
24 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/2503 K.2014/27024
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/2507 K.2014/5285
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/2512 K.2014/27294
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/2514 K.2014/27131
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/2517 K.2014/26918
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/2518 K.2014/26452

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.