KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2015/3208 E., 2016/1745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2016
- Mahkemesi
- .... Sulh Ceza
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde üzerinde ele geçen 2.632 gramdan ibaret esrarı Türkiye'den temin ederek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne götüren sanığın savunmasının aksine, suç konusu uyuşturucu maddeyi kullanmak dışında bir amaçla bulundurduğuna ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kesintisiz suç niteliğinde olup, kesintinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde gerçekleştiği, Türk vatandaşı olan sanık hakkında ....
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.06.2007 tarih ve 1770/2007 sayılı kararı ile uyuşturucu madde ithali ve uyuşturucu madde kullanma suçlarından 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, TCK'nın 11. maddesinin 1. fıkrasına göre yurtdışında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından dolayı Türkiye'de yargılamanın yapılabilmesi için yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması gerektiği, hüküm verilmiş ise aynı suçtan Türkiye'de yeniden kovuşturma yapılamayacağı,
böylece yabancı ülkede hüküm verilmesi halinde aynı fiilden dolayı birden fazla hüküm verilemeyeceğine ilişkin "non bis in idem" kuralının kabul edildiği ve ayrıca fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında delillerin takdir ve tayininin gerektiği durumlarda sanığın mahkeme huzurunda yapılan sorgusunun hükme dayanak yapılabileceği,
bu nedenle sorgusunun yapılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden CMK'nın 193/2. maddesine yanlış anlam yüklenerek sanığın savunması alınmadan ve TCK'nın 11/1. maddesi uyarınca CMK'nın 223. maddesinin 7. fıkrasına göre sanık hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın düşmesine karar verilmesi,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2015/3208, K. 2016/1745, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama