İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2017/750 K.2017/939

onama kararı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı: . Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11.07.2013 tarih ve 2013/43-2013/211 sayılı kararı İtirazla İlgili Hüküm : Mahkumiyet Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

Esas2017/750Karar2017/939Tarih12 Nisan 2017Okuma5 dk · 944 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2017/750 E., 2017/939 K.

Karar tarihi
12 Nisan 2017
İtiraz Eden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Edilen Daire Kararı
08.04.2015 tarih ve 2015/522-2015/4469 sayılı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

944 kelime·5 dk okuma

onama kararı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı: . Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11.07.2013 tarih ve 2013/43-2013/211 sayılı kararı İtirazla İlgili Hüküm : Mahkumiyet Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü:

Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan davanın yargılaması sonunda Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11.07.2013 tarih ve 2013/43-2013/211 sayılı kararı mahkumiyet kararının sanıklar ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.04.2015 tarih ve 2015/522-2015/4469 sayılı kararı ile "ONANMASINA" oybirliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.04.2017 tarihli itiraz dilekçesinde;

''Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11.07.2013 gün ve 2013/43-2013/211 sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in TCK 188/3, 43, 62/1, 52/2, 4, 53/1, 3, 63, 54. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 5.000. TL adli para cezası, sanık ...'un TCK 188/3, 43, 62/1, 52/2, 4, 53/1, 3, 63, 54, 58/6-7. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 5.000. TL adli para cezası ile tecziyelerine karar vermiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28.4.2015 tarih, 2014/848-2015/136 sayılı ve 30.6.2015 tarih, 2015/230-2015/262 tarihli kararlarında da açıklandığı üzere, somut olaylarda yerel mahkemenin, 5237 sayılı TCK'nın 43 üncü maddesinin tatbikine dair uygulanması yerinde değildir.

Şöyle ki;

Esas olan gizli soruşturmacı görevlinin, bir suç işlendiğini tespit ettiğinde suç işleyeni yakalayıp yargı önüne çıkarmasıdır. Adli kolluk görevlilerinin amacı, uyuşturucu madde satın almak değil, sanığın bulunduğu mahalde uyuşturucu madde ticareti yapan kişileri tespit edip, bu suça ilişkin delilleri toplamak olup, aldıkları uyuşturucu maddeyi devralma ve mal edinme iradeleri olmadığından somut olaylarda gerçek alım satım söz konusu olmayıp, gerçekleştirilen eylem sanıkların suçlarını delillendirme işlemidir.

Somut olaylarda gizli soruşturmacı 08.11.2012 günü saat 16.35 de ......, 09.11.2012 günü saat 15.22 de ..., 02.11.2012 günü Yusuf'tan, 08.11.2012 günü ...., 10.11.2012 günü ..., 03.12.2012 günü ..., uyuşturucu maddeler satın almıştır. Böylece sanıkların satmak için uyuşturucu madde bulundurma suçları belirlenmiş ve delil elde edilmiştir.

Buna rağmen gizli soruşturmacının ... 08.11.2012 tarih saat 16.43 de, ... 09.11.2012 tarih saat 15.30 ve 15.45 ile 02.12.2012 tarihinde, ... 03.12.2012 tarihinde, ... 09.11.2012 ve 10.11.2012 tarihlerinde, ... 02.12.2012 tarihinde, ... 08.12.2012 tarihinde, tekrar uyuşturucu madde almaları, sanıklar açısından ayrıca suç oluşturmamalıdır.

Zincirleme suç hükümleri uygulanarak sanıklara fazla ceza verilmeyeceğinden hükümlerin bozulmasına karar verilmesi" düşüncesiyle Dairemiz kararına karşı itirazda bulunmuştur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, sanıklar hakkında TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespitine ilişkindir.

Sanıklar hakkında ilamın incelenmesinde; kolluk görevlilerinin sanıklardan ilk defa uyuşturucu madde almaları üzerine esasen tek bir alım olayı ile "satmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunun ve failinin belirlendiği delillerinin elde edildiği ancak böyle bir durumda kolluk görevlilerinin aldıkları uyuşturucu maddeyi devralma ve mal edinme iradeleri bulunmadığından gerçek anlamda bir alım-satım ilişkisinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla ilk alımdan sonra kolluk görevlilerinin sanıklardan yeniden uyuşturucu madde almaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin delil elde etme faaliyeti kapsamında olduğu,

sanıkların sonraki alımlara konu uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi önceki alımlardan sonra temin ettiğine ilişkin delil bulunmadığından satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmanın temadi ettiği ve sonraki alımların TCK'nın 43. maddesi anlamında ayrı bir suç oluşturmayacağı anlaşıldığından, itiraz yerinde görülerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

1- İtirazın kabulü ile itiraza konu Dairemizin 08.04.2015 tarih ve 2015/522-2015/4469 sayılı kararının sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kaldırılmasına,

2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin incelenmesinde:

Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfi tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ve sanık ... ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 28.04.2015 tarih, 2014/462 esas ve 2015/135 sayılı kararında da belirtildiği üzere, CMK'nın 139. maddesinin 4 ve 5. fıkralarındaki açık hükümler karşısında; gizli soruşturmacının ancak suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, TCK'nın 220. maddesinde tanımlanan suç) ve suç işlemek için kurulan bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmeleri şartıyla sadece aynı maddenin yedinci fıkrasında sayılan suçlar için görevlendirilebileceği,

olayımızda ise sanıkların eylemlerinin örgüt faaliyeti kapsamında olmayıp bireysel olarak uyuşturucu madde satma niteliğinde olduğu, ancak kolluk görevlilerinin Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda ve genel görevi kapsamında, suçu ve failini belirlemek, suçla ilgili delilleri elde etmek amacıyla kimliklerini gizleyerek alıcı rolüne girip sanıklardan uyuşturucu madde almalarının mümkün olduğu, bu şekilde faaliyette bulunan kolluk görevlilerini kimliğini gizleyen alıcı görevli olarak kabul etmek gerektiği ve elde edilen delillerin hukuka uygun bulunduğu,

Somut olaya gelince; asıl amaçları uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak olmayıp suçu ve failini belirlemek, suçla ilgili delilleri elde etmekten ibaret olan gizli soruşturmacıların sanıklardan ilk defa uyuşturucu madde almaları üzerine esasen tek bir alım olayı ile "satmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunun ve failinin belirlendiği, delillerinin elde edildiği,

ancak böyle bir durumda kolluk görevlilerinin aldıkları uyuşturucu maddeyi devralma ve mal edinme iradeleri bulunmadığından gerçek anlamda bir alım-satım ilişkisinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla ilk alımdan sonra görevlilerin sanıklardan yeniden uyuşturucu madde almaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin delil elde etme faaliyeti kapsamında olduğu,

sanıkların sonraki alıma konu uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi önceki alımdan sonra temin ettiğine ilişkin delil bulunmadığından satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmanın temadi ettiği ve sonraki alımın TCK'nın 43. maddesi anlamında zincirleme suç oluşturmayacağı gözetilmeden sanıklar hakkında yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini,

Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin hüküm fıkralarından çıkartılarak, sonuç cezaların 5 yıl hapis ve 3.320 TL adli para cezasına indirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2017/750, K. 2017/939, 12 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2017/750
Karar No
2017/939
Tarih
12 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/750 K.2017/2629
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2017/751 K.2017/5547
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2017/751 K.2017/928
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/751 K.2017/1604
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/751 K.2017/3071
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/751 K.2017/2537

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.