KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2020/2268 E., 2020/1652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tefecilik
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Dosya incelendi; Sanıklar hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına CMK'nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müştekilerin katılma hakkı olmadığı, yine mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından müştekiler ... ile ... ve ... vekillerinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, İncelemenin katılan ... vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması;
bu bağlamda maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması ve suç tarihinin tespiti açısından, sanığın tefecilik yapıp yapmadığı hususunda kolluk araştırması yaptırılması, vergi mükellefi olduğunun belirlenmesi halinde ve gerektiğinde hakkında vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi, alacaklı olduğu icra takip dosyalarının tespitiyle varsa takip borçlularının tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve müşteki ...’nin mahkeme huzurunda dinlenilmesinden sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2020/2268, K. 2020/1652, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama