KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/10654 E., 2024/6416 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda sanığın eylemleri bütün halinde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 2c, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 3f, 5 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53. madde uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Dosyada mağdurenin beyanından başka delil bulunmadığına, tanık beyanının görgüye dayalı olmadığına, ayrıca mağdurenin araca kendi rızası ile bindiğine, hürriyeti tahdit suçunun oluşmayacağına, Mahkemece ceza vermesine ramen 5237 sayılı Kanun'un 110. maddesinin uygulanma şartlarını tartışmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanığın her iki eylemi de sarkıntılık kabul edilse dahi aralarında on dokuz günden fazla zaman olması nedeni ile aynı kasıt altında işlendiği söylenemeyeceğinden 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, ayrıca sanığın mağdureyi aracına aldığı sırada gerçekleştirdiği eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığını ve çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, bu suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/10654, K. 2024/6416, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama