KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/11838 E., 2024/6203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/130 E., 2015/195 K.
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2015/130 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın kayda göre suç tarihinde on dört yaşında bulunan mağdure ile gayri resmi bir birliktelik dahilinde yaşayarak farklı zamanlarda birden çok kez vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadığının kabulü ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 43,
62 ve 53. maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 62 ve 53. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın kovuşturma aşamasında 01.12.2015 tarihli celsedeki sorgusunda mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bilmediğine dair savunmasını destekler mahiyette mağdurenin aynı celsede vermiş olduğu sanığın kendi yaşının on beş yaşından küçük olduğunu bilmediğine dair beyanı, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan on dört yaş beş aylık olan mağdurenin görüntü olarak daha gelişmiş bir yapıya sahip olduğuna dair mahkeme gözlemi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de düzeltilerek onama isteyen görüşüne iştirak olunmamıştır.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/11838, K. 2024/6203, 24 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama