KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/11912 E., 2024/5751 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/345 E., 2015/755 K.
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/345 Esas, 2015/755 Karar sayılı kararı ile sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanunun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
1. Oluşa uygun kabule göre sanığın yargılama konusu eyleminin, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden sonraki 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturup, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 13.01.2016 tarihli mahkumiyet kararından, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan sebeple Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/11912, K. 2024/5751, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama