KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/12089 E., 2024/6371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/1, 53, 58. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği Özetle, atılı suçu işlemediğine, olayın sübut bulmadığına, iftiraya maruz kaldığına ve hakkında kurulan hükmün lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ve 5237 sayılı Kanun'un 142/1-f maddesindeki suçtan verilmiş mahkumiyetinin 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 82. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-f maddesinin yürürlükten kaldırılıp,
sanığa atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 163/3. maddesinde yeniden düzenlendiği ve 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesinden mahkumiyeti bulunan kişinin 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde katılan kurumun zararını tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan hükümlülük ile ilgili 6352 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenleme nedeniyle uyarlama yargılaması ve sanık tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmaması gerektiğinin araştırılmaması,
kabule göre sanığın hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle suçu işlediği halde hüküm kurulurken 102/3-b maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/12089, K. 2024/6371, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama