KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/12765 E., 2025/1061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Temyiz edenler
- Mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine,
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurun cinsel organına dokunma şeklinde kabul edilen eylemi nedeniyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle suçun basit hali yerine şikayete tabi sarkıntılık düzeyinin değerlendirilerek düşme kararı verilmesi nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip babası Hüseyin'in duruşmada suça sürüklenen çocuktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1 maddesinde ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir.
Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Mahkemece olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurun duruşmaya getirilerek 5271 Sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddeleri gereğince kimlik tespiti yapılıp yasal hakları hatırlatıldıktan sonra iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, açık ve ayrıntılı beyanının alınması,
bunun mümkün olmaması halinde ise Çocuk İzlem Merkezinde kaydedilen görüntülerin aynı Kanun'un 236/8. maddesi gereğince tutanağa geçirilmesi ve ayrıca duruşmada hazır bulunanlarca izlenip suça sürüklenen çocuk ile müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra toplanacak delillere göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yargılama sırasında mağdurun olaya ilişkin beyanlarının alınmayarak önceki beyanlarının okunmasıyla yetinilmek suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdur vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/12765, K. 2025/1061, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama