KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/12827 E., 2024/6448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1.cümle, 103/3-c ve 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/363 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1.cümle, 103/3-c, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin soyut beyanları dışında sanığın atılı suçu işlediğine dair herhangi bir delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Mağdurenin şikayetindeki hususların teyidi amacıyla tanık babaannesinin ifadesi alınmadan savunmasının aksi ispatlanamamış olan sanığın cinsel istismar suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinin isabetli bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Mağdurenin soruşturma evresinde çocuk izlem merkezinde alınan beyanında olaydan sonra yaşadıklarını arkadaşları Çağla Sena ve Şafak ile paylaştığını, yine amcası Serkan ile babaannesi Gülşen'in olayları öğrendiğini aktarması karşısında, adları geçenlerin olaya dair bilgi ve görgülerinin tespiti amacıyla tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği nazara alınmadan, eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/12827, K. 2024/6448, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama