İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/13298 K.2023/7379

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305…

Esas2021/13298Karar2023/7379Tarih8 Kasım 2023Okuma7 dk · 1.305 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2021/13298 E., 2023/7379 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Kasım 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2015/67 E., 2015/365 K.
Suçlar
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Hükümler
Beraat
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.305 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/67 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebebi Beraat kararlarının eksik inceleme ile verildiğinden kararın bozulması gerektiğine ve süre tutum talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkeme Kabulü;

1. Mahkemece ''Tüm dosya kapsamının incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; suça sürüklenen çocuk ... ile 13.01.1999 doğumlu korunmaya muhtaç çocuk ... 'ün 2013 yılında suça sürüklenen çocuğun garsonluk yaptığı kafeteryada tanışarak arkadaş oldukları bir süre sonra aralarında duygusal yakınlaşma başladığı,

aksi kanıtlanamayan suça sürüklenen çocuk savunmasından anlaşıldığı üzere korunmaya muhtaç çocuğun kendisini suça sürüklenen çocuğa 16 yaşında olarak tanıttığı, korunmaya muhtaç çocuğun suça sürüklenen çocuğa ailesinin kendisi ile olan ilişkisini onaylamadığını ancak cinsel birliktelik yaşadıkları taktirde ailesinin ilişkilerine karşı çıkamayacağını söylemesi üzerine suça sürüklenen çocuk ile korunmaya muhtaç çocuğun cinsel birliktelik yaşamaya karar verdikleri ve 2014 yılının Ocak ayı içerisinde suça sürüklenen çocuğun arkadaşı ...'ın evine korunmaya muhtaç çocuk ... ile giderek ...'ın evde olmadığı sırada suça sürüklenen çocuk ile

korunmaya muhtaç çocuğun cinsel ilişkiye girdikleri, gelişen aşamalarda değişmeyen suça sürüklenen çocuk savunması, korunmaya muhtaç çocuğun beyanları ve genital muayene raporu birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuk ve korunmaya muhtaç çocuğun, korunmaya muhtaç çocuğun rızası ile cinsel ilişkiye girdikleri anlaşılmış olup,

Korunmaya muhtaç çocuğun karakolda alınan ilk ifadesinde; suça sürüklenen çocuk ile birbirlerini sevdiklerini ve ailesinin bu ilişkiye karşı çıkması nedeniyle eğer cinsel birliktelik yaşarlarsa ailesinin bu durumu kabul edebileceğini suça sürüklenen çocuğa söyleyerek 2014 yılı Ocak ayı başında kendi rızası ile suça sürüklenen çocuk ile cinsel ilişkiye girdiğini, şikayetçi olmadığını bildirdiği,

Soma Devlet Hastanesinin 11.02.2014 tarihli raporuyla yapılan genital muayenesinde mağdurun vücudunda herhangi darp, cebir izi bulunmadığı, kızlık zarında saat 7 hizasında yırtık tespit edildiği, genital bölgesinde zorlama izi bulunmadığının tespit ediliği, dosya içerisinde bulunan doğum tutanağına göre mağdurenin hastanede doğduğu, Mahkememizce yapılan gözlemde mağdurenin fiziki görünümünün, yaşıtları ile benzer olduğunun tespit edildiği ve tutanağa geçirildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 30.09.2015 tarihli raporuna göre mağdurenin olay tarihinde 15 yaşını bitirmiş olup 16 yaşı içerisinde olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.

5237 Sayılı T....nun "Hata" başlıklı 30. maddesi uyarınca; "Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır. Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır. Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi. bu hatasından yararlanır", "İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, cezalandırılmaz.''

Anılan maddede çeşitli hata halleri düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında suçun maddi unsurlarında hataya dair hükme yer verilmiş olup 4. fıkrasına göre, kişinin işlediği fiilden dolayı kusurlu ve sorumlu tutulabilmesi için, bu fiilin bir haksızlık oluşturduğunu bilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre fail, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşmüşse, diğer bir ifadeyle eyleminin hukuka aykırı olmadığı, haksızlık oluşturmadığı, meşru olduğu düşüncesiyle hareket etmiş ve bu yanılgısı da içerisinde bulunduğu şartlar bakımından kaçınılmaz nitelikte ise artık cezalandırılmayacaktır. Hatanın kaçınılmaz olduğunun belirlenmesinde, kişinin bilgi düzeyi, gördüğü eğitim, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre şartları göz önünde bulundurulacaktır.

Fail, cinsel ilişkide bulunduğu mağdurenin onbeş yaşını doldurmadığı halde, onbeş yaşı doldurduğu düşüncesiyle mağdureyle rızasıyla cinsel ilişkide bulunur ve şikayetçi olmayan mağdurenin yaşı konusundaki hatası esaslı, diğer bir ifadeyle kabul edilebilir bir hata olursa, bu takdirde fail 5237 Sayılı T....nun 30. maddesinin 1. fıkrası uyarınca suçun maddi unsurlarından olan mağdurenin yaşına dair bu hatasından yararlanacak, bunun sonucu olarak yüklenen suç açısından kasten hareket etmiş sayılmayacağından ve bu suçun taksirle işlenmesi hali kanunda cezalandırılmadığından 5271 Sayılı C....nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi gereğince beraatına karar verilmesi gerekecektir. (Y....E. 2013/14-576 K. 2013/581 T. 3.12.2013) Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Öncesinde birbirlerini tanımayan ve olay tarihinde 14 yaş 11 aylık olan mağdure ile suça sürüklenen çocuğun, olaydan yaklaşık 1 yıl önce tanıştıkları, suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda ısrarlı ve tutarlı biçimde mağdurenin kendisine yaşının büyük olduğunu söylediği, mağdurenin 15 yaşından küçük olduğunu bilmediğini, mağdurenin kendisine, 16 yaşında olduğunu hatta lisede 1 yıl sınıfta kaldığını söylediğini savunduğu, mahkememizce mağdurenin fiziki görünümünün 15-16 yaşından küçük şekilde gözlemlenmediği, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda da mağdurenin olay tarihi itibariyle 15 yaşını bitirip 16 yaş içerisinde olduğunun belirtildiği,

suça sürüklenen çocuğun mağdurenin gerçekte 15 yaşından küçük olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini gösteren herhangi bir bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşıldığından, cinsel ilişkide bulunduğu mağdurenin onbeş yaşını doldurmadığı halde, onbeş yaşını doldurduğu düşüncesiyle ve rızasıyla mağdureyle cinsel ilişkide bulunan suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı konusundaki yanılgısının esaslı bir hata niteliğinde olduğu sabit olup, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nun 30/1. maddesindeki hata hükümlerinin uygulanma şartları gerçekleşmiş, bu şekilde suça sürüklenen çocuğun,

mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğü mahkememizce de kabul edilir bulunmuş olup, suça sürüklenen çocuğun yüklenen cinsel istismar suçu açısından kasten hareket etmiş sayılmayacağı ve bu suçun taksirle işlenmesi halinin de kanunda cezalandırılmadığı dikkate alınarak 5271 Sayılı C....nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi gereğince suça sürüklenen çocuğun atılı bulunan suçtan beraatine,

Suça sürüklenen çocuk hakkında her ne kadar 15 yaşından küçük olan korunmaya muhtaç çocuk ile cinsel ilişkiye girerek korunmaya muhtaç çocuğu hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiası ile TCK'nun 109/3-f,5 maddesi gereği cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, korunmaya muhtaç çocuğun suç tarihinde 14 yaş 11 aylık olduğu, korunmaya muhtaç çocuk ve suça sürüklenen çocuğun tanışmalarının suç tarihinden yaklaşık bir yıl öncesine dayandığı, korunmaya muhtaç çocuğun kendisini 16 yaşında olarak tanıttığı ve korunmaya muhtaç çocuğun görünüş itibariyle 15 yaşından büyük göründüğünün tespit edildiği,

bu şekilde suça sürüklenen çocuğun mağdurun 16 yaşında olduğunu düşünmesinin hayatın olağan akışına uygun bulunduğu ve suça sürüklenen çocuğun mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğünün mahkememizce de kabul edilir bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin gerçekte 15 yaşından küçük olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini gösteren herhangi bir bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığı,

mağdurenin kendi rızasıyla suça sürüklenen çocuk ile arkadaşı olan ...'ın evine gittiği, mağdurun rızası dışında alıkonulmanın dava konusu olayda gerçekleşmediği birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı konusundaki yanılgısının esaslı bir hata niteliğinde olduğu ve suça sürüklenen çocuğun TCK.nın 30/1. maddesi gereği suçun maddi unsurlarında hataya düştüğünün kabulü ile bu suç açısından kasten hareket etmiş sayılmayacağı ve bu suçun taksirle işlenmesi halinin de kanunda cezalandırılmadığı dikkate alınarak 5271 Sayılı C....nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi gereğince suça sürüklenen çocuğun atılı bulunan

suçtan beraatine karar vermek gerekeceği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki kabul ile beraat hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/67 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

08.11.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/13298, K. 2023/7379, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13298
Karar No
2023/7379
Tarih
8 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/13299 K.2023/8379
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/13300 K.2023/8381
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/13301 K.2023/24923
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/13303 K.2023/8378
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/13307 K.2023/23976
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/13310 K.2023/7244

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.