KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/13615 E., 2024/6183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/137 E., 2016/32 K.
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/137 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2 ve 62. maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mağdurenin çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığına, hukuka aykırı delilin hükme esas alındığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Mağdurenin akrabası tarafından dosyaya sunulan ses kaydının temin şekli itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a ve 217/2. maddeleri kapsamında yasak delil niteliği taşımasından dolayı söz konusu kaydın hükme esas alınamayacağı belirlenmiş olup, olayın intikal şekli ve süresi, dosya kapsamında dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin bulunmaması, tanzim edilen adli raporun mağdure beyanlarını doğrulamaması karşısında sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı anlaşıldığından hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/13615, K. 2024/6183, 24 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama