KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/14192 E., 2024/6206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/357 E., 2015/467 K.
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; yargılama aşamasında on beş yaşından büyük olan mağdurenin şikayetten vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2014/357 Esas, 2015/467 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın kayda göre suç tarihinde on üç yaşında bulunan mağdurenin boynundan öptüğünün kabulü ile sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2.cümle, 62 ve 53. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İsteği
Hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi ya da paraya çevrilmesi şeklinde lehe hükümlerin hakkında tatbik edilmemesinin usul ve kanuna aykırı düşütüğüne ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın üzerine atılı suçla ilgili olarak herhangi bir somut delil bulunmadan mağdurenin soyut beyanı esas alınarak kurulan hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Kovuşturma aşamasında 07.04.2015 tarihli celsede kayda göre on beş yaşını ikmal eden mağdurenin şikayetten vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
1. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeli karar başlığında suç adının "sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı" yerine "çocuğun cinsel istismarı" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçenin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümde eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/14192, K. 2024/6206, 24 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama