KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/14407 E., 2024/6515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 103/4 ve 53. (iki kez) maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103/1, 43, 62 ve 53. maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle kararın usule, kanuna ve hukuka aykırı olduğuna, katılan mağdurenin çelişkili beyanlarıyla hüküm kurulduğuna ve dosya kapsamında somut delil bulunmadığına, savunmanın dikkate alınmadığına, eksik araştırmayla müvekkili aleyhine hüküm kurulup Mahkemece geçerli ve somut gerekçe gösterilmediğine, kararın bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Tüm dosya kapsamına göre sanığın, 30.10.2013 günü katılan mağdurenin saçlarına dokunması ve kıyafetlerinin üzerinden göğsüne ellemesi, 01.11.2013 günü kıyafetlerinin üzerinden kalçasını sıkması şeklindeki fiziksel temas içeren eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı belirlenmiş, Mahkemece gerekçe kısmında her ne kadar sanığa verilen sonuç ceza değişmese de 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra suç vasfında yapılan değişikliğin sanığın lehine olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu belirtilmesine karşın, hüküm kurulduğu sırada anılan kanun maddesinin uygulanmasına rağmen sehven suç adının çocuğun cinsel istismarı olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/14407, K. 2024/6515, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama