KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/14624 E., 2024/6122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/833 E., 2016/291 K.
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2.cümle, 32/2 maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/833 Esas, 2016/291 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neeticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103/1,2. cümle, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Aldırılan raporlar arasında çelişki olduğunu, sanık hakkında ceza tahsis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim edilen 09.11.2015 günlü raporuna göre, işlediği iddia edilen fiil ile ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu belirtilmesinin ardından Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 05.11.2016 tarihli raporda ise sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçuna karşı davranışlarını yönlendirme yeteneğini kısmen ve ileri derecede etkileyecek akıl hastalığı olmadığı,
ceza ehliyetinin tam olduğuna dair kanaat bildirilmesi karşısında, anılan raporlar arasında sanığın ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda çelişki oluştuğu gözetilip dava dosyasının Adlî Tıp Kurumuna gönderilerek rapor alınması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/14624, K. 2024/6122, 24 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama