KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/14747 E., 2024/6333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/266 E., 2016/17 K.
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2. maddesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5.maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/266 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 62/1,
53. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mağdurenin fiziken on sekiz yaşından büyük göründüğüne, Facebook hesabında kendisini 1989 doğumlu olarak tanıttığına, ilişkilerinin rızaya dayandığına, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın aşamalarda suç tarihinden önceki üç gün boyunca sosyal medya üzerinden yazıştığı ve telefonla görüştüğü mağdurenin yaşını on sekiz olarak kendisine söylediğini belirtmesi, mağdurenin savcılıkta ve duruşmada alınan ifadelerinde ise sanık ile arasında kendisinin yaşına dair herhangi bir konuşma geçmediğini, yaşının küçük olduğunu bilmesi halinde sanığın kendisiyle ilişkiye girmeyeceğini, sosyal medya hesabında doğum yılını 1989 olarak gösterdiğini beyan etmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
"...mağdurun gerçek yaşını öğrenme olanağına sahip olan sanığın soyut hata iddiası kabule değer görülmemiş, bu iddianın suçtan ve cezadan kurtulma amacına yönelik olduğu, sanığın 15 yaşından küçük olan mağdurun rızasının geçerli olmayacağını bilmesi gerektiği..." şeklindeki dosya kapsamıyla örtüşmeyen soyut ve yetersiz bir gerekçe ile hata savunmasının reddine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230.maddesine muhalefet edilerek hükümler kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
2. Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/14747, K. 2024/6333, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama